7 Ekim'in üçüncü yılı: Gazze'de ölüm ve yıkım sürüyor Hamas öncülüğündeki silahlı grupların 7 Ekim 2023 tarihinde İsrail'e düzenlediği saldırılarla başlayan ve Gazze Şeridi'nde üç yıl boyunca on binlerce kişinin yaşamını yitirmesine, nüfusun büyük bölümünün yerinden edilmesine ve bölgedeki altyapının ağır hasar görmesine yol açan çatışmalar dördüncü yılına giriyor.
Üç yıllık süre zarfında Gazze'deki savaş; Lübnan'da Hizbullah ile İsrail arasında geniş çaplı çatışmalara, Yemen'deki Husilerin İsrail ve Kızıldeniz'deki gemilere yönelik eylemlerine, İran ile İsrail arasında doğrudan askeri gerilimlere ve Orta Doğu'nun güvenlik yapısında önemli değişimlere neden oldu. İsrail tarafında ise 7 Ekim'de yaşanan güvenlik zafiyeti, rehinelerin geri getirilmesine ilişkin tartışmalar ve savaşın yürütülme biçimi, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetine yönelik iç siyasi baskıların temel unsurlarını oluşturdu.
Hamas, 7 Ekim 2023 sabahı Gazze Şeridi'nden İsrail'e binlerce roket fırlattı. Silahlı gruplar aynı zamanda sınır bariyerlerini aşarak İsrail'in güneyinde yer alan yerleşim yerlerine ve askeri noktalara girdi. İsrail makamlarının verilerine göre eylemlerde yaklaşık bin 200 kişi hayatını kaybetti, aralarında siviller ile askerlerin yer aldığı 251 kişi rehine alınarak Gazze Şeridi'ne götürüldü. Yaşanan bu eylem, İsrail tarihinde tek bir günde kaydedilen en yüksek can kaybı olarak kayıtlara geçti.
İsrail ordusu aynı gün Gazze'ye yönelik hava saldırılarını başlatırken dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant, 9 Ekim'de Gazze Şeridi'ne yönelik tam abluka uygulanacağını duyurdu. İsrail Ordusu, 13 Ekim'de Gazze'nin kuzeyinde yaşayan nüfusun güneye tahliye edilmesini talep etti, 27 Ekim tarihinde ise geniş çaplı kara harekatına başlandı. Bu süreçte Gazze nüfusunun büyük bölümü en az bir kez yerinden edildi.
Katar, Mısır ve ABD'nin arabuluculuk yürüttüğü süreçte Kasım 2023'te İsrail ile Hamas arasında ilk geçici ateşkes mutabakatına varıldı. Yedi gün devam eden ateşkes sürecinde Hamas'ın elinde tuttuğu rehinelerin yaklaşık yarısı, İsrail cezaevlerindeki Filistinli tutukluların serbest bırakılması karşılığında salıverildi.
Söz konusu ateşkes 1 Aralık 2023 tarihinde sona erdi ve İsrail askeri operasyonlarını yeniden başlattı. İsrail Ordusu bu aşamada kara harekatını Gazze'nin güney bölümünde bulunan Han Yunus kentine doğru genişletti.
2024 yılı boyunca yaşanan çatışmalar Gazze sınırlarının ötesine yayılarak bölgesel bir nitelik kazandı. Hizbullah, 8 Ekim 2023 tarihinden itibaren Lübnan'ın güneyinden İsrail'e saldırılar gerçekleştirirken İsrail de Lübnan bölgesine yönelik hava harekatlarını artırdı. İran'ın Şam'da bulunan diplomatik temsilciliğine Nisan 2024'te düzenlenen ve üst düzey İranlı askeri yetkililerin yaşamını yitirdiği saldırının ardından İran, ilk kez kendi topraklarından yüzlerce füze ve insansız hava aracıyla İsrail'i hedef aldı.
Gazze'de ise çatışmaların ağırlık merkezi 2024 yılının bahar aylarında yüz binlerce Filistinlinin sığındığı Refah bölgesine kaydı. Uluslararası uyarılara karşın İsrail, mayıs ayında Refah ve çevresinde kara operasyonlarını başlatarak Mısır-Gazze sınır hattında kontrol sağladı.
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Güney Afrika'nın İsrail aleyhine Soykırım Sözleşmesi kapsamında açtığı davada 26 Ocak 2024 tarihinde İsrail'in soykırım kapsamına girebilecek eylemleri önlemesi yönünde tedbir kararı verdi. Mahkeme, 24 Mayıs'ta ise önceki kararlarını teyit ederek Refah'taki askeri operasyonlara ilişkin ek tedbir kararına hükmetti. Davanın esasına ilişkin yargılama süreci devam ediyor.
2024 yılının ikinci yarısında çatışmalar Lübnan hattında geniş çaplı bir savaşa dönüştü. İsrail, temmuz ayında Hizbullah'ın üst düzey komutanlarından Fuad Şükür'ü, eylül ayında ise Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ı Beyrut'ta gerçekleştirdiği saldırılarda öldürdü.
İsrail Ordusu ekim ayında Lübnan'ın güneyinde kara harekatı başlattı. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre İsrail-Hizbullah çatışmalarında Kasım 2024 sonuna kadar 3 bin 700'den fazla kişi Lübnan'da yaşamını yitirdi. İsrail ile Hizbullah arasında 27 Kasım 2024 tarihinde ateşkes sağlandı.
Gazze Şeridi'nde ise Hamas'ın 7 Ekim saldırılarının planlayıcıları arasında gösterilen ve örgütün Gazze lideri olan Yahya Sinvar, 16 Ekim 2024'te İsrail askerleriyle girdiği çatışmada hayatını kaybetti.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 21 Kasım 2024 tarihinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze savaşı sürecindeki savaş suçları ve insanlığa karşı suç iddiaları sebebiyle tutuklama emri çıkardı. Mahkeme, İsrail'in yargı yetkisine dair yaptığı itirazları reddetti; İsrail yönetimi ise yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
İsrail ile Hamas, 15 Ocak 2025 tarihinde üç aşamalı yeni bir ateşkes planı üzerinde uzlaşı sağladı. Ateşkes 19 Ocak'ta yürürlüğe girdi ve rehineler ile Filistinli tutukluların karşılıklı serbest bırakılması süreci başladı. Ancak sürecin ilk aşaması 1 Mart'ta sona ererken taraflar ikinci aşamanın şartlarında anlaşma sağlayamadı. İsrail, 2 Mart'ta Gazze'ye insani yardım girişlerini durdurdu, 18 Mart'ta ise geniş çaplı hava saldırılarını yeniden başlattı. Gazze'deki Filistinli sağlık yetkilileri sadece ilk gün düzenlenen saldırılarda 400'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Savaşın ikinci yılı geride kalırken ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Gazze'deki çatışmaların sonlandırılmasına dönük 20 maddelik bir plan ilan etti. Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde Türkiye, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda ve ABD'nin katılımıyla gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde İsrail ile Hamas, Ekim 2025'te planın ilk aşamasında mutabık kaldı. Görüşmelerde Türkiye'yi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın temsil etti.
10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ilk aşamayla birlikte geniş çaplı askeri operasyonlar durduruldu, İsrail ordusu belirlenen hatta çekildi, Gazze'ye yardım girişleri artırıldı ve rehine-tutuklu takası süreci başladı. 13 Ekim'de Gazze'de bulunan son İsrailli rehinelerin de serbest bırakılmasıyla 7 Ekim'de götürülen 251 rehineden hayatta kalanların tamamının dönüşü sağlandı.
Ancak mutabakatın sonraki aşamalarında ilerleme kaydedilemedi. Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze'den tamamen çekilmesi, Gazze'nin savaş sonrası yönetimi ve uluslararası istikrar gücünün oluşturulması konularında uzlaşma sağlanamadı. Ekim 2026 itibarıyla İsrail ordusu Gazze topraklarının yaklaşık üçte ikisindeki kontrolünü sürdürüyor.
Ekim 2025'ten bu yana Gazze'de geniş çaplı savaşa dönülmemesine karşın İsrail'in hava saldırıları ve askeri operasyonları devam etti. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) 2 Ekim 2026 tarihli raporuna göre, 10 Ekim 2025'te ateşkes ilan edilmesinden 30 Eylül 2026'ya kadar olan dönemde Gazze'de bin 431 Filistinli hayatını kaybetti, 5 bin 26 kişi yaralandı.
İsrail makamları saldırıların Hamas'ın yeniden yapılanma ve eylem girişimlerine karşı gerçekleştirildiğini belirtirken Hamas bu iddiaları reddediyor. Gazze'deki sağlık yetkililerinin verilerine göre 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı yaklaşık 74 bine ulaştı.
Ateşkes planı kapsamında İsrail Ordusu'nun Gazze topraklarının yaklaşık yüzde 53'ünü kapsayan "sarı hat" gerisine çekilmesi öngörülüyordu. Ancak İsrail'in fiili kontrol alanı zamanla genişleyerek bugün Gazze'nin yaklaşık üçte ikisine ulaştı. OCHA verilerine göre Gazze topraklarının yaklaşık yüzde 65'ine erişim kısıtlanmış durumda bulunurken yaklaşık 2,1 milyonluk nüfusun büyük bölümü kalan yüzde 35'lik alanda yaşamını sürdürüyor.
Birleşmiş Milletler Uydu Merkezi'nin (UNOSAT) Ekim 2025 uydu görüntülerine dayanan tespitlerine göre Gazze'deki binaların yaklaşık yüzde 81'i hasar gördü. UNOSAT, 123 bin 464 yapının tamamen yıkıldığını, toplam 198 bin 273 yapının ise farklı derecelerde hasar aldığını belirledi.
BM verilerine göre çatışmalar Gazze genelinde 60 milyon tondan fazla enkaz oluşturdu. Temmuz 2026 itibarıyla bu enkazın yaklaşık 630 bin tonluk bölümü temizlenebildi. Trump planında Gazze'nin yeniden inşası yer almasına karşın imar çalışmaları henüz başlayamadı. Yeniden inşa için gerekli tutarın yaklaşık 71,4 milyar dolar olduğu tahmin edilirken açıklanan fonlar bu miktarın sınırlı bir kısmını oluşturuyor.
2025 yılındaki ateşkesin ardından yardım girişlerinin artmasıyla gıda güvenliğinde sınırlı bir iyileşme görülse de insani kriz devam ediyor. BM verilerine göre 2026 yılının ilk yarısında 1,2 milyondan fazla kişi ağır gıda güvensizliği yaşadı. BM tahminleri bu sayının 2026'nın ikinci yarısında 1,4 milyona yükseleceğini öngörüyor.
OCHA raporuna göre Gazze nüfusunun yüzde 74'ü içme suyunu tankerler vasıtasıyla temin ediyor. Yaklaşık 279 bin kişi sel riski bulunan geçici barınma alanlarında yaşıyor. Sağlık sistemi ise ilaç ve tıbbi malzeme eksikliği yaşıyor. Bölgeden ayrılan 100 binden fazla Filistinlinin büyük bölümü geri dönemezken Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 7 bin kişinin dönüş yapabildiği ifade ediliyor.
BM'nin İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkındaki Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Eylül 2025'te yayımladığı raporda İsrail makamlarının ve güvenlik güçlerinin Gazze'de Soykırım Sözleşmesi'nde yer alan fiilleri gerçekleştirdiği ve "soykırım kastı" taşıdığı sonucuna ulaştığını açıkladı.
İsrail yönetimi raporu reddederek operasyonların Hamas'a karşı yürütüldüğünü savundu. UAD nezdinde Güney Afrika tarafından açılan davada ise henüz nihai karar verilmedi.
7 Ekim eylemlerinin ardından İsrail'de saldırının önlenememesi ve siyasi sorumluluk tartışmaları öne çıktı. Başbakan Binyamin Netanyahu, güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi yönündeki çağrıları reddederken bağımsız devlet soruşturma komisyonu kurulması taleplerine karşı durdu. Muhalefet ve rehine yakınları ise bağımsız soruşturma talep etti.
Rehine ailelerinin protestoları süreçte etkili bir toplumsal harekete dönüştü. Hükümet karşıtı gösteriler ve yargı düzenlemelerine yönelik tartışmalar 2026 yılında yeniden tırmandı.
İsrail'de 27 Ekim 2026 tarihinde yapılacak genel seçim, 7 Ekim'den bu yana düzenlenen ilk parlamento seçimi olacak. Seçimde Netanyahu'nun Likud Partisi ile sağ bloğunun karşısında eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi öncülüğündeki muhalefet yer alıyor.
Eylül ortasındaki kamuoyu araştırmalarına göre Yashar Partisi, Likud'un yaklaşık 3 puan önünde bulunuyor. Muhalefet blokunun Knesset'te çoğunluğu elde edebileceği hesaplanıyor. 7 Ekim'de yakınlarını kaybeden veya yakınları rehine alınan en az dokuz kişi de farklı parti listelerinden aday oldu.
7 Ekim olayları, İsrail vatandaşı Filistinlilerin siyasi temsili açısından da seçim sürecinin tartışma konuları arasında yer aldı. Merkez Seçim Komisyonu bazı Arap partileri engellemeye çalışsa da Yüksek Mahkeme yasakları kaldırdı. Arap siyasetçi Sami Abu Shehadeh ise adaylıktan çekildi. İsrail nüfusunun yüzde 20'sini oluşturan Arap seçmenin oy oranı seçim sonuçlarında belirleyici olacak.
Netanyahu'nun 7 Ekim öncesindeki güvenlik imajı saldırıyla sarsıldı. Kamuoyu araştırmaları seçmenin Netanyahu'nun liderliğine yönelik güvensizlik taşıdığını gösterirken muhalefet seçim kampanyasını güvenlik zafiyeti, ekonomik maliyet ve kurumsal krizler üzerinden yürütüyor.
7 Ekim 2023'ün üzerinden geçen üç yılın ardından Gazze'de kesintisiz kara savaşı dönemi sona ermiş olsa da İsrail ordusu bölgenin büyük bölümünü kontrol etmeye ve hava saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. Yeniden inşa süreci başlayamazken yüz binlerce kişi zorlu koşullarda yaşamını sürdürüyor. İsrail ise 27 Ekim seçimleriyle birlikte 7 Ekim sonrasındaki ilk siyasi sınavına hazırlanıyor.
Üç yıllık süre zarfında Gazze'deki savaş; Lübnan'da Hizbullah ile İsrail arasında geniş çaplı çatışmalara, Yemen'deki Husilerin İsrail ve Kızıldeniz'deki gemilere yönelik eylemlerine, İran ile İsrail arasında doğrudan askeri gerilimlere ve Orta Doğu'nun güvenlik yapısında önemli değişimlere neden oldu. İsrail tarafında ise 7 Ekim'de yaşanan güvenlik zafiyeti, rehinelerin geri getirilmesine ilişkin tartışmalar ve savaşın yürütülme biçimi, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetine yönelik iç siyasi baskıların temel unsurlarını oluşturdu.
7 EKİM'DE NE OLDU?
Hamas, 7 Ekim 2023 sabahı Gazze Şeridi'nden İsrail'e binlerce roket fırlattı. Silahlı gruplar aynı zamanda sınır bariyerlerini aşarak İsrail'in güneyinde yer alan yerleşim yerlerine ve askeri noktalara girdi. İsrail makamlarının verilerine göre eylemlerde yaklaşık bin 200 kişi hayatını kaybetti, aralarında siviller ile askerlerin yer aldığı 251 kişi rehine alınarak Gazze Şeridi'ne götürüldü. Yaşanan bu eylem, İsrail tarihinde tek bir günde kaydedilen en yüksek can kaybı olarak kayıtlara geçti.
İsrail ordusu aynı gün Gazze'ye yönelik hava saldırılarını başlatırken dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant, 9 Ekim'de Gazze Şeridi'ne yönelik tam abluka uygulanacağını duyurdu. İsrail Ordusu, 13 Ekim'de Gazze'nin kuzeyinde yaşayan nüfusun güneye tahliye edilmesini talep etti, 27 Ekim tarihinde ise geniş çaplı kara harekatına başlandı. Bu süreçte Gazze nüfusunun büyük bölümü en az bir kez yerinden edildi.
İLK ATEŞKES YEDİ GÜN SÜRDÜ
Katar, Mısır ve ABD'nin arabuluculuk yürüttüğü süreçte Kasım 2023'te İsrail ile Hamas arasında ilk geçici ateşkes mutabakatına varıldı. Yedi gün devam eden ateşkes sürecinde Hamas'ın elinde tuttuğu rehinelerin yaklaşık yarısı, İsrail cezaevlerindeki Filistinli tutukluların serbest bırakılması karşılığında salıverildi.
Söz konusu ateşkes 1 Aralık 2023 tarihinde sona erdi ve İsrail askeri operasyonlarını yeniden başlattı. İsrail Ordusu bu aşamada kara harekatını Gazze'nin güney bölümünde bulunan Han Yunus kentine doğru genişletti.
GAZZE SAVAŞI 2024'TE BÖLGESEL ÇATIŞMAYA DÖNÜŞTÜ
2024 yılı boyunca yaşanan çatışmalar Gazze sınırlarının ötesine yayılarak bölgesel bir nitelik kazandı. Hizbullah, 8 Ekim 2023 tarihinden itibaren Lübnan'ın güneyinden İsrail'e saldırılar gerçekleştirirken İsrail de Lübnan bölgesine yönelik hava harekatlarını artırdı. İran'ın Şam'da bulunan diplomatik temsilciliğine Nisan 2024'te düzenlenen ve üst düzey İranlı askeri yetkililerin yaşamını yitirdiği saldırının ardından İran, ilk kez kendi topraklarından yüzlerce füze ve insansız hava aracıyla İsrail'i hedef aldı.
Gazze'de ise çatışmaların ağırlık merkezi 2024 yılının bahar aylarında yüz binlerce Filistinlinin sığındığı Refah bölgesine kaydı. Uluslararası uyarılara karşın İsrail, mayıs ayında Refah ve çevresinde kara operasyonlarını başlatarak Mısır-Gazze sınır hattında kontrol sağladı.
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Güney Afrika'nın İsrail aleyhine Soykırım Sözleşmesi kapsamında açtığı davada 26 Ocak 2024 tarihinde İsrail'in soykırım kapsamına girebilecek eylemleri önlemesi yönünde tedbir kararı verdi. Mahkeme, 24 Mayıs'ta ise önceki kararlarını teyit ederek Refah'taki askeri operasyonlara ilişkin ek tedbir kararına hükmetti. Davanın esasına ilişkin yargılama süreci devam ediyor.
SİNVAR VE NASRALLAH ÖLDÜRÜLDÜ
2024 yılının ikinci yarısında çatışmalar Lübnan hattında geniş çaplı bir savaşa dönüştü. İsrail, temmuz ayında Hizbullah'ın üst düzey komutanlarından Fuad Şükür'ü, eylül ayında ise Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ı Beyrut'ta gerçekleştirdiği saldırılarda öldürdü.
İsrail Ordusu ekim ayında Lübnan'ın güneyinde kara harekatı başlattı. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre İsrail-Hizbullah çatışmalarında Kasım 2024 sonuna kadar 3 bin 700'den fazla kişi Lübnan'da yaşamını yitirdi. İsrail ile Hizbullah arasında 27 Kasım 2024 tarihinde ateşkes sağlandı.
Gazze Şeridi'nde ise Hamas'ın 7 Ekim saldırılarının planlayıcıları arasında gösterilen ve örgütün Gazze lideri olan Yahya Sinvar, 16 Ekim 2024'te İsrail askerleriyle girdiği çatışmada hayatını kaybetti.
UCM NETANYAHU VE GALLANT HAKKINDA TUTUKLAMA KARARI ÇIKARDI
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 21 Kasım 2024 tarihinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze savaşı sürecindeki savaş suçları ve insanlığa karşı suç iddiaları sebebiyle tutuklama emri çıkardı. Mahkeme, İsrail'in yargı yetkisine dair yaptığı itirazları reddetti; İsrail yönetimi ise yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
2025'İN İLK ATEŞKESİ İKİ AY SONRA ÇÖKTÜ
İsrail ile Hamas, 15 Ocak 2025 tarihinde üç aşamalı yeni bir ateşkes planı üzerinde uzlaşı sağladı. Ateşkes 19 Ocak'ta yürürlüğe girdi ve rehineler ile Filistinli tutukluların karşılıklı serbest bırakılması süreci başladı. Ancak sürecin ilk aşaması 1 Mart'ta sona ererken taraflar ikinci aşamanın şartlarında anlaşma sağlayamadı. İsrail, 2 Mart'ta Gazze'ye insani yardım girişlerini durdurdu, 18 Mart'ta ise geniş çaplı hava saldırılarını yeniden başlattı. Gazze'deki Filistinli sağlık yetkilileri sadece ilk gün düzenlenen saldırılarda 400'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
İKİ YILIN ARDINDAN EKİM 2025'TE YENİ ATEŞKES
Savaşın ikinci yılı geride kalırken ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Gazze'deki çatışmaların sonlandırılmasına dönük 20 maddelik bir plan ilan etti. Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde Türkiye, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda ve ABD'nin katılımıyla gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde İsrail ile Hamas, Ekim 2025'te planın ilk aşamasında mutabık kaldı. Görüşmelerde Türkiye'yi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın temsil etti.
10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ilk aşamayla birlikte geniş çaplı askeri operasyonlar durduruldu, İsrail ordusu belirlenen hatta çekildi, Gazze'ye yardım girişleri artırıldı ve rehine-tutuklu takası süreci başladı. 13 Ekim'de Gazze'de bulunan son İsrailli rehinelerin de serbest bırakılmasıyla 7 Ekim'de götürülen 251 rehineden hayatta kalanların tamamının dönüşü sağlandı.
Ancak mutabakatın sonraki aşamalarında ilerleme kaydedilemedi. Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze'den tamamen çekilmesi, Gazze'nin savaş sonrası yönetimi ve uluslararası istikrar gücünün oluşturulması konularında uzlaşma sağlanamadı. Ekim 2026 itibarıyla İsrail ordusu Gazze topraklarının yaklaşık üçte ikisindeki kontrolünü sürdürüyor.
ATEŞKESTEN SONRA DA BİNDEN FAZLA FİLİSTİNLİ ÖLDÜ
Ekim 2025'ten bu yana Gazze'de geniş çaplı savaşa dönülmemesine karşın İsrail'in hava saldırıları ve askeri operasyonları devam etti. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) 2 Ekim 2026 tarihli raporuna göre, 10 Ekim 2025'te ateşkes ilan edilmesinden 30 Eylül 2026'ya kadar olan dönemde Gazze'de bin 431 Filistinli hayatını kaybetti, 5 bin 26 kişi yaralandı.
İsrail makamları saldırıların Hamas'ın yeniden yapılanma ve eylem girişimlerine karşı gerçekleştirildiğini belirtirken Hamas bu iddiaları reddediyor. Gazze'deki sağlık yetkililerinin verilerine göre 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı yaklaşık 74 bine ulaştı.
İSRAİL GAZZE'NİN YAKLAŞIK ÜÇTE İKİSİNİ KONTROL EDİYOR
Ateşkes planı kapsamında İsrail Ordusu'nun Gazze topraklarının yaklaşık yüzde 53'ünü kapsayan "sarı hat" gerisine çekilmesi öngörülüyordu. Ancak İsrail'in fiili kontrol alanı zamanla genişleyerek bugün Gazze'nin yaklaşık üçte ikisine ulaştı. OCHA verilerine göre Gazze topraklarının yaklaşık yüzde 65'ine erişim kısıtlanmış durumda bulunurken yaklaşık 2,1 milyonluk nüfusun büyük bölümü kalan yüzde 35'lik alanda yaşamını sürdürüyor.
GAZZE'NİN YÜZDE 81'İNDEKİ YAPILAR HASAR GÖRDÜ
Birleşmiş Milletler Uydu Merkezi'nin (UNOSAT) Ekim 2025 uydu görüntülerine dayanan tespitlerine göre Gazze'deki binaların yaklaşık yüzde 81'i hasar gördü. UNOSAT, 123 bin 464 yapının tamamen yıkıldığını, toplam 198 bin 273 yapının ise farklı derecelerde hasar aldığını belirledi.
BM verilerine göre çatışmalar Gazze genelinde 60 milyon tondan fazla enkaz oluşturdu. Temmuz 2026 itibarıyla bu enkazın yaklaşık 630 bin tonluk bölümü temizlenebildi. Trump planında Gazze'nin yeniden inşası yer almasına karşın imar çalışmaları henüz başlayamadı. Yeniden inşa için gerekli tutarın yaklaşık 71,4 milyar dolar olduğu tahmin edilirken açıklanan fonlar bu miktarın sınırlı bir kısmını oluşturuyor.
1,2 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ GIDA KRİZİYLE KARŞI KARŞIYA
2025 yılındaki ateşkesin ardından yardım girişlerinin artmasıyla gıda güvenliğinde sınırlı bir iyileşme görülse de insani kriz devam ediyor. BM verilerine göre 2026 yılının ilk yarısında 1,2 milyondan fazla kişi ağır gıda güvensizliği yaşadı. BM tahminleri bu sayının 2026'nın ikinci yarısında 1,4 milyona yükseleceğini öngörüyor.
OCHA raporuna göre Gazze nüfusunun yüzde 74'ü içme suyunu tankerler vasıtasıyla temin ediyor. Yaklaşık 279 bin kişi sel riski bulunan geçici barınma alanlarında yaşıyor. Sağlık sistemi ise ilaç ve tıbbi malzeme eksikliği yaşıyor. Bölgeden ayrılan 100 binden fazla Filistinlinin büyük bölümü geri dönemezken Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 7 bin kişinin dönüş yapabildiği ifade ediliyor.
BM KOMİSYONU SOYKIRIM SONUCUNA VARDI
BM'nin İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkındaki Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Eylül 2025'te yayımladığı raporda İsrail makamlarının ve güvenlik güçlerinin Gazze'de Soykırım Sözleşmesi'nde yer alan fiilleri gerçekleştirdiği ve "soykırım kastı" taşıdığı sonucuna ulaştığını açıkladı.
İsrail yönetimi raporu reddederek operasyonların Hamas'a karşı yürütüldüğünü savundu. UAD nezdinde Güney Afrika tarafından açılan davada ise henüz nihai karar verilmedi.
7 EKİM İSRAİL SİYASETİNİ DE DEĞİŞTİRDİ
7 Ekim eylemlerinin ardından İsrail'de saldırının önlenememesi ve siyasi sorumluluk tartışmaları öne çıktı. Başbakan Binyamin Netanyahu, güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi yönündeki çağrıları reddederken bağımsız devlet soruşturma komisyonu kurulması taleplerine karşı durdu. Muhalefet ve rehine yakınları ise bağımsız soruşturma talep etti.
Rehine ailelerinin protestoları süreçte etkili bir toplumsal harekete dönüştü. Hükümet karşıtı gösteriler ve yargı düzenlemelerine yönelik tartışmalar 2026 yılında yeniden tırmandı.
İSRAİL 27 EKİM'DE SANDIĞA GİDİYOR
İsrail'de 27 Ekim 2026 tarihinde yapılacak genel seçim, 7 Ekim'den bu yana düzenlenen ilk parlamento seçimi olacak. Seçimde Netanyahu'nun Likud Partisi ile sağ bloğunun karşısında eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi öncülüğündeki muhalefet yer alıyor.
Eylül ortasındaki kamuoyu araştırmalarına göre Yashar Partisi, Likud'un yaklaşık 3 puan önünde bulunuyor. Muhalefet blokunun Knesset'te çoğunluğu elde edebileceği hesaplanıyor. 7 Ekim'de yakınlarını kaybeden veya yakınları rehine alınan en az dokuz kişi de farklı parti listelerinden aday oldu.
ARAP SEÇMEN TARTIŞMALARI VE GÜVENLİK İMAJI
7 Ekim olayları, İsrail vatandaşı Filistinlilerin siyasi temsili açısından da seçim sürecinin tartışma konuları arasında yer aldı. Merkez Seçim Komisyonu bazı Arap partileri engellemeye çalışsa da Yüksek Mahkeme yasakları kaldırdı. Arap siyasetçi Sami Abu Shehadeh ise adaylıktan çekildi. İsrail nüfusunun yüzde 20'sini oluşturan Arap seçmenin oy oranı seçim sonuçlarında belirleyici olacak.
Netanyahu'nun 7 Ekim öncesindeki güvenlik imajı saldırıyla sarsıldı. Kamuoyu araştırmaları seçmenin Netanyahu'nun liderliğine yönelik güvensizlik taşıdığını gösterirken muhalefet seçim kampanyasını güvenlik zafiyeti, ekonomik maliyet ve kurumsal krizler üzerinden yürütüyor.
ÜÇ YIL SONRA SAVAŞ BİTMEDİ ANCAK BİÇİM DEĞİŞTİ
7 Ekim 2023'ün üzerinden geçen üç yılın ardından Gazze'de kesintisiz kara savaşı dönemi sona ermiş olsa da İsrail ordusu bölgenin büyük bölümünü kontrol etmeye ve hava saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. Yeniden inşa süreci başlayamazken yüz binlerce kişi zorlu koşullarda yaşamını sürdürüyor. İsrail ise 27 Ekim seçimleriyle birlikte 7 Ekim sonrasındaki ilk siyasi sınavına hazırlanıyor.