ABD'ye kaçan Bolsonaro kendisini 'Brezilya'nın lideri' ilan etti Brezilya'da gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerini Luiz Inacio Lula da Silva'ya kaybetmesinin ardından Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) kaçan Senatör Flavio Bolsonaro, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mektupta kendisini 'Brezilya'nın lideri' olarak nitelendirdi.
ABD'nin Miami kentine kaçan Bolsonaro, X sosyal medya platformunda paylaştığı mektupta ilk olarak kendisini "seçilmiş gerçek devlet başkanı" ilan ederken, kısa süre sonra sildiği bu paylaşımını revize ederek söz konusu ifadeyi "Brezilya'nın lideri" şeklinde değiştirdi.
Mektubunda uluslararası müttefiklerine minnettarlığını dile getiren Bolsonaro, Brezilya'dan kaçış sürecinde kendisine destek veren devlet başkanlarının adlarını açıkça zikretti. Bolsonaro, mektubunda şu ifadelere yer verdi:
"Son günlerde Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ile ABD Başkanı Donald Trump'ın bana sağladığı desteğe teşekkür ederim. Bu destek, ilk olarak Brezilya'dan çıkışımda ve ardından kardeşim Eduardo'nun da yaşadığı ABD topraklarına varışımda hayati önem taşıdı. Burası bir özgürlükler ülkesi ve ülkemdeki iyi insanlarla aynı değerleri paylaşan kardeşlerin diyarıdır. Başkan Trump, ifade özgürlüğünün büyük bir savunucusudur."
Bolsonaro, uluslararası topluma Brezilya'da yaşanan gelişmelerin normalleştirilmemesi yönünde çağrıda bulunurken, mektupta ülkeden kaçtığı yönündeki iddiaları reddederek Brezilya'yı terk etmesini bir kaçış olarak değil, bir "mücadele stratejisi" olarak gördüğünü kaydetti.
Bolsonaro, Yüksek Mahkeme (STF) Yargıcı Cristiano Zanin'i oy verme süresini iki saat uzatıp seçimlere müdahale etmekle suçlayarak, söz konusu kararın Lula da Silva'nın ilk tur ile ikinci tur arasında 10 milyondan fazla ek oy almasını sağladığını ifade etti. Mücadelesini ABD topraklarından sürdüreceğini vurgulayan Bolsonaro, mektubunu şu sözlerle tamamladı:
"Bu, Brezilya'da demokrasi, insan hakları ve özgürlük için yürüttüğümüz mücadelenin sadece başlangıcıdır. Yalnızca bana oy veren 60 milyon seçmenime değil, tüm Brezilya halkına söylemek isterim ki ben Brezilya'nın lideriyim ve seçimleri çalan suçlular ülkede bir tiranlık kuran organize bir suç örgütünün parçasıdır. Değişim özlemi çeken sizler bilin ki sizi asla terk etmeyeceğim, ulusumuzun özgür sesi ve lideri olacağım."
Bolsonaro'nun gündeme getirdiği "hile" iddialarına karşın seçim sonuçları, Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE), yargı organları, iktidar ve kendisini devlet başkanı adayı gösteren Liberal Parti (PL) dahil olmak üzere ülkedeki tüm resmi kurumlar tarafından resmen tanınmış ve kabul edilmişti.
Brezilya'nın eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu olan Senatör Flavio Bolsonaro, pazar günü gerçekleştirilen seçimlerde Devlet Başkanı Lula da Silva'ya karşı yenilgiye uğramasının hemen ardından ülkesinden ayrılmıştı.
Hakkında yolsuzluk ve kara para aklama soruşturmaları yürütülen Bolsonaro'nun pasaportuna el konulması yönünde karar verilmiş, ancak Bolsonaro'nun bu karar tebliğ edilmeden ve yasal süre dolmadan önce Brezilya'dan gizlice kalkan bir uçakla ayrıldığı ortaya çıkmıştı. Bolsonaro'nun ilk olarak yerel saatle salı akşamı Arjantin'e gittiği, oradan da Ekvador'a geçtiği yönündeki haberler kamuoyuna yansımıştı.
Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ise seçimleri kaybeden Senatör Flavio Bolsonaro'nun yurt dışına çıkış yasağı bulunmasına rağmen ülkeyi gizlice terk etmesini "utanç verici" olarak nitelendirmiş ve Bolsonaro'ya yönelik olarak “Brezilya ikinci vatanı, asıl vatanı ABD” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Brezilya basınındaki haberlere göre, Federal Yüksek Mahkeme (STF), Flavio Bolsonaro hakkında, babasının hayatını konu alan “Dark Horse (Karanlık At)” adlı biyografik filmin yasa dışı finansmanına ilişkin iddialar kapsamında bir soruşturma yürütüyor.
Brezilya merkezli O Estado de S. Paulo ve O Globo gazeteleri de Bolsonaro'nun, yakın arkadaşı ve avukatı olan Willer Tomaz ile bağlantılı olduğu belirtilen başka bir kara para aklama soruşturmasında şüpheli sıfatıyla yer aldığını yazmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump ise dünkü açıklamasında, Brezilya'da gerçekleştirilen seçim sonuçlarını şüpheyle karşıladığını dile getirmiş ve Bolsonaro ile ailesinin ABD'ye giriş yapmasına izin verdiğini açıklamıştı.
ABD'nin Miami kentine kaçan Bolsonaro, X sosyal medya platformunda paylaştığı mektupta ilk olarak kendisini "seçilmiş gerçek devlet başkanı" ilan ederken, kısa süre sonra sildiği bu paylaşımını revize ederek söz konusu ifadeyi "Brezilya'nın lideri" şeklinde değiştirdi.
Mektubunda uluslararası müttefiklerine minnettarlığını dile getiren Bolsonaro, Brezilya'dan kaçış sürecinde kendisine destek veren devlet başkanlarının adlarını açıkça zikretti. Bolsonaro, mektubunda şu ifadelere yer verdi:
"Son günlerde Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ile ABD Başkanı Donald Trump'ın bana sağladığı desteğe teşekkür ederim. Bu destek, ilk olarak Brezilya'dan çıkışımda ve ardından kardeşim Eduardo'nun da yaşadığı ABD topraklarına varışımda hayati önem taşıdı. Burası bir özgürlükler ülkesi ve ülkemdeki iyi insanlarla aynı değerleri paylaşan kardeşlerin diyarıdır. Başkan Trump, ifade özgürlüğünün büyük bir savunucusudur."
Bolsonaro, uluslararası topluma Brezilya'da yaşanan gelişmelerin normalleştirilmemesi yönünde çağrıda bulunurken, mektupta ülkeden kaçtığı yönündeki iddiaları reddederek Brezilya'yı terk etmesini bir kaçış olarak değil, bir "mücadele stratejisi" olarak gördüğünü kaydetti.
YÜKSEK MAHKEME YARGICINA SEÇİMLERE MÜDAHALE SUÇLAMASI
Bolsonaro, Yüksek Mahkeme (STF) Yargıcı Cristiano Zanin'i oy verme süresini iki saat uzatıp seçimlere müdahale etmekle suçlayarak, söz konusu kararın Lula da Silva'nın ilk tur ile ikinci tur arasında 10 milyondan fazla ek oy almasını sağladığını ifade etti. Mücadelesini ABD topraklarından sürdüreceğini vurgulayan Bolsonaro, mektubunu şu sözlerle tamamladı:
"Bu, Brezilya'da demokrasi, insan hakları ve özgürlük için yürüttüğümüz mücadelenin sadece başlangıcıdır. Yalnızca bana oy veren 60 milyon seçmenime değil, tüm Brezilya halkına söylemek isterim ki ben Brezilya'nın lideriyim ve seçimleri çalan suçlular ülkede bir tiranlık kuran organize bir suç örgütünün parçasıdır. Değişim özlemi çeken sizler bilin ki sizi asla terk etmeyeceğim, ulusumuzun özgür sesi ve lideri olacağım."
Bolsonaro'nun gündeme getirdiği "hile" iddialarına karşın seçim sonuçları, Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE), yargı organları, iktidar ve kendisini devlet başkanı adayı gösteren Liberal Parti (PL) dahil olmak üzere ülkedeki tüm resmi kurumlar tarafından resmen tanınmış ve kabul edilmişti.
NE OLMUŞTU?
Brezilya'nın eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu olan Senatör Flavio Bolsonaro, pazar günü gerçekleştirilen seçimlerde Devlet Başkanı Lula da Silva'ya karşı yenilgiye uğramasının hemen ardından ülkesinden ayrılmıştı.
Hakkında yolsuzluk ve kara para aklama soruşturmaları yürütülen Bolsonaro'nun pasaportuna el konulması yönünde karar verilmiş, ancak Bolsonaro'nun bu karar tebliğ edilmeden ve yasal süre dolmadan önce Brezilya'dan gizlice kalkan bir uçakla ayrıldığı ortaya çıkmıştı. Bolsonaro'nun ilk olarak yerel saatle salı akşamı Arjantin'e gittiği, oradan da Ekvador'a geçtiği yönündeki haberler kamuoyuna yansımıştı.
Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ise seçimleri kaybeden Senatör Flavio Bolsonaro'nun yurt dışına çıkış yasağı bulunmasına rağmen ülkeyi gizlice terk etmesini "utanç verici" olarak nitelendirmiş ve Bolsonaro'ya yönelik olarak “Brezilya ikinci vatanı, asıl vatanı ABD” değerlendirmesinde bulunmuştu.
YARGI VE KARA PARA AKLAMA SORUŞTURMALARI
Brezilya basınındaki haberlere göre, Federal Yüksek Mahkeme (STF), Flavio Bolsonaro hakkında, babasının hayatını konu alan “Dark Horse (Karanlık At)” adlı biyografik filmin yasa dışı finansmanına ilişkin iddialar kapsamında bir soruşturma yürütüyor.
Brezilya merkezli O Estado de S. Paulo ve O Globo gazeteleri de Bolsonaro'nun, yakın arkadaşı ve avukatı olan Willer Tomaz ile bağlantılı olduğu belirtilen başka bir kara para aklama soruşturmasında şüpheli sıfatıyla yer aldığını yazmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump ise dünkü açıklamasında, Brezilya'da gerçekleştirilen seçim sonuçlarını şüpheyle karşıladığını dile getirmiş ve Bolsonaro ile ailesinin ABD'ye giriş yapmasına izin verdiğini açıklamıştı.