Bakan Şimşek: Enflasyon, savaş etkisini arındırdığınızda yüzde 20-22 arası bir noktada olurdu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinde uygulanan ekonomi politikalarına, Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde belirlenen hedeflere, kamu bütçe performansına, dezenflasyon sürecine, enflasyonda yaşanan atalet ile çalışan kesimin alım gücünün korunmasına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Bloomberg HT–Habertürk ortak yayınında değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, OVP açısından en bağlayıcı dokümanın bütçe olduğunu ifade ederek giderlerin kamunun kontrolünde bulunduğunu vurguladı. 2023 yılında yüzde 6,4'lük bütçe açığı hedefine karşın yüzde 5,1 ile daha iyi bir performans gösterildiğini belirten Şimşek, 2024 yılında ise yüzde 6,4'lük hedefe karşı yüzde 4,7 ile başarı sağlandığını kaydetti.
Geçen sene bütçe açığının yüzde 2,9 seviyesine düşürüldüğünü dile getiren Bakan Şimşek, benzer ülkelerin ortalamasının ise yüzde 5,9 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı. Şimşek, 2026 yılına ilişkin olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
"2026'da eşel mobil uyguluyoruz. Ciddi bir gelirden feragat ettik şimdiye kadar. Türkiye ekonomisi bu dış şokların etkisiyle biraz daha yavaş gidiyor. Ona rağmen rakamlar, yüzde 3,5'lik bir hedefimiz vardı, yani bütçe açığı yüzde 3,5 olsa diyeceksiniz ki 'hedefleri tutturdunuz'. Biz yüzde 3,5 değil, yüzde 3,1'lik bir performans göstereceğimizi söylüyoruz. Evet, resim şu anda öyle. Şimdi hedef tutmadı mı sizce? Tuttu. Büyümede, büyümede sapma ne kadar? Bu sene yüzde 3,8'lik bir büyüme öngörmüşüz. Bu kadar büyük bir şoka rağmen, dışarıdaki bu şoka rağmen büyüme yüzde 3,3 civarı olacak. Yani en son bütçede demişiz. Şimdi buradaki sapma çok ciddi boyutlarda değil."
Şimşek, son 3 yıllık dönemde dış borcun milli gelire oranının düştüğünü, cari açıkta kuraklık, zirai don ve savaş gibi öngörülemeyen dış şoklara rağmen iyileşme kaydedildiğini belirtti. OVP sayesinde Kur Korumalı Mevduat'tan çıkıldığını ifade eden Şimşek, rezervlerin endişe kaynağı olmaktan çıkarıldığını ve mali disiplinin sağlandığını söyledi.
OVP hedefleri arasında net olarak tutmayan unsurun enflasyon hedefi olduğunu dile getiren Şimşek, savaş etkisinin yanı sıra Türkiye'de enflasyonda öngörülenden daha fazla atalet, katılık ve yapışkanlık bulunduğunu kaydetti. Hedeflerin bu çerçevede revize edildiğini açıklayan Şimşek, "Geçmişe endeksleme ile kirada ve eğitimde endeksleme çok güçlü. Dolayısıyla buradaki bu endekslemeyi dikkate aldığınız zaman bir kere zaten bir yılda enflasyon -basitleştiriyorum- 100 ise bir sonraki yıla 40 puan taşınıyor. Buna atalet diyoruz. İkincisi, böyle nispeten yüksek enflasyonun olduğu ülkelerde kur mutlaka bir miktar değer kaybediyor, nominal olarak" dedi.
Dezenflasyonun fiyatların düşmesi değil, fiyat artışının yavaşlaması anlamına geldiğini bildiren Şimşek, manşet enflasyonun 2022 sonunda yüzde 64,3, 2023 sonunda ise yüzde 65 civarında olduğunu, dezenflasyon sürecinin ise para politikasının yeniden inşasının ardından 2024'ün ikinci çeyreğinden itibaren başladığını aktardı.
"Bu sene enflasyon, savaş etkisini arındırın çok büyük ihtimalle yüzde 20-22 arası bir noktada olurdu" diyen Bakan Şimşek, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve ulaşım kanallarındaki sorunlar sebebiyle dünyada küresel bir emtia şoku yaşandığına dikkati çekti. Enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapan Şimşek, "Hayat pahalılığıyla mücadele bizim en büyük önceliğimiz. Ve biz seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü dezenflasyon gelir dağılımını iyileştirir. Dezenflasyon demek aslında hayat pahalılığıyla mücadele demek. Zaten vatandaşımız bunu istiyor. Dolayısıyla sürdürülebilir yüksek büyüme için dezenflasyona ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.
Çalışan kesim, memur ve emeklilerin maaş artışlarına da değinen Bakan Şimşek, "Ücretli kesimin en az enflasyon kadar alım gücünün korunması kadar değerli ve önemli bir şey yok. Biz her zaman memurumuzu, emeklimizi, kamu çalışanlarına en az enflasyon artışı kadar artış verdik. Vermeye de devam edeceğiz" açıklamasını yaptı.
2026 yılı bütçe açık hedefinin yüzde 3,5 olduğunu, ancak uygulamanın yüzde 3,1 veya yüzde 3 civarında kapatılacağını öngördüklerini kaydeden Şimşek, eşel mobil uygulamasına rağmen yarım puan daha iyi performans gösterileceğini ifade etti. 2027 yılı bütçe açık hedefinin de yüzde 3,5 olarak belirlendiğini hatırlatan Şimşek, bütçeden "seçim ekonomisi" yorumu çıkarılmasına ilişkin olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Şimdi gelecek sene için hedefimiz yüzde 3,5. Bu sene için hedefimiz de yüzde 3,5. Gelecek sene için hedefimiz ise yüzde 3,5. Önceki OVP'de de 2027'ye ilişkin hedef yüzde 3,1'di. Ancak burada bahsettiğimiz rakam yüzde 0,4, yani milli gelire oranla yüzde 0,4. Eğer seçim ekonomisi yüzde 0,4'le yapılacaksa harika olur. Şimdi bu yorumu yapan arkadaşlar hakikaten ya OVP'yi okumadılar, çalışmadılar ya da matematik bilmiyorlar."
2027 bütçe hedefinin yüzde 3,5 olarak belirlenmesinin nedenlerini detaylandıran Şimşek, 2023, 2024 ve 2025 yıllarındaki 104 milyar dolarlık deprem harcamalarının faiz yükü yarattığını ve faiz yükünde milli gelire oranla bir artış olduğunu söyledi. Savunma sanayisinde bölgedeki savaşlar nedeniyle savunma harcamalarının yüzde 229 oranında artırıldığını dile getiren Şimşek; sosyal konutta ilerleyen birkaç yılda inşa edilecek 750 bin sosyal konut için ayrılan bütçenin yüzde 150 artırılarak 250 milyar liraya çıkarıldığını, petrol, doğal gaz ve maden arama harcamalarında ise yüzde 139 artış sağlandığını kaydetti.
Eşel mobil sistemine ve vergi hedeflerine değinen Şimşek, eşel mobil uygulamasının bu sene yıl sonuna kadar mazotta devam ettiğini, ancak gelecek sene bütçe planlamasında yer almadığını bildirdi. Şimşek, eşel mobil uygulaması ve vergi hedefleriyle ilgili olarak, "Gelecek sene eşelmobili devam ettirmeyi düşünmüyoruz. Gelecek seneki bütçe planlamamızda eşelmobilin devamı yok. Bugün Avrupa'nın bir çok ülkesinde 1 litre mazotun Türk lirası cinsinden fiyatı 150 liranın altında değil. Bu son aşırı yükselişlere rağmen bizde 150 civarı. Biz gerçekten vergiden feragat ettik ama gelecek sene eşelmobil devam etmezse veya savaş bir şekilde, bu sıkıntılar aşılırsa zaten orada kaybettiğimiz geliri bütçeye eklerseniz yüzde 36 arasındaki farkı bulursunuz" şeklinde konuştu.
Gündemlerinde kurumlar vergisi, gelir vergisi veya dolaylı vergilerde yeni bir vergi artışı bulunmadığını bildiren Şimşek, vergi gelirlerindeki yüzde 36'lık artışın yüzde 30,3'lük nominal GSYİH büyümesi, eşel mobilin sona ermesi varsayımı ve kayıt dışılıkla mücadeleden kaynaklandığını açıkladı.
Bloomberg HT–Habertürk ortak yayınında değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, OVP açısından en bağlayıcı dokümanın bütçe olduğunu ifade ederek giderlerin kamunun kontrolünde bulunduğunu vurguladı. 2023 yılında yüzde 6,4'lük bütçe açığı hedefine karşın yüzde 5,1 ile daha iyi bir performans gösterildiğini belirten Şimşek, 2024 yılında ise yüzde 6,4'lük hedefe karşı yüzde 4,7 ile başarı sağlandığını kaydetti.
Geçen sene bütçe açığının yüzde 2,9 seviyesine düşürüldüğünü dile getiren Bakan Şimşek, benzer ülkelerin ortalamasının ise yüzde 5,9 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı. Şimşek, 2026 yılına ilişkin olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
"2026'da eşel mobil uyguluyoruz. Ciddi bir gelirden feragat ettik şimdiye kadar. Türkiye ekonomisi bu dış şokların etkisiyle biraz daha yavaş gidiyor. Ona rağmen rakamlar, yüzde 3,5'lik bir hedefimiz vardı, yani bütçe açığı yüzde 3,5 olsa diyeceksiniz ki 'hedefleri tutturdunuz'. Biz yüzde 3,5 değil, yüzde 3,1'lik bir performans göstereceğimizi söylüyoruz. Evet, resim şu anda öyle. Şimdi hedef tutmadı mı sizce? Tuttu. Büyümede, büyümede sapma ne kadar? Bu sene yüzde 3,8'lik bir büyüme öngörmüşüz. Bu kadar büyük bir şoka rağmen, dışarıdaki bu şoka rağmen büyüme yüzde 3,3 civarı olacak. Yani en son bütçede demişiz. Şimdi buradaki sapma çok ciddi boyutlarda değil."
Şimşek, son 3 yıllık dönemde dış borcun milli gelire oranının düştüğünü, cari açıkta kuraklık, zirai don ve savaş gibi öngörülemeyen dış şoklara rağmen iyileşme kaydedildiğini belirtti. OVP sayesinde Kur Korumalı Mevduat'tan çıkıldığını ifade eden Şimşek, rezervlerin endişe kaynağı olmaktan çıkarıldığını ve mali disiplinin sağlandığını söyledi.
ENFLASYONDA BİZİM ÖNGÖRDÜĞÜMÜZDEN DAHA FAZLA ATALET VAR
OVP hedefleri arasında net olarak tutmayan unsurun enflasyon hedefi olduğunu dile getiren Şimşek, savaş etkisinin yanı sıra Türkiye'de enflasyonda öngörülenden daha fazla atalet, katılık ve yapışkanlık bulunduğunu kaydetti. Hedeflerin bu çerçevede revize edildiğini açıklayan Şimşek, "Geçmişe endeksleme ile kirada ve eğitimde endeksleme çok güçlü. Dolayısıyla buradaki bu endekslemeyi dikkate aldığınız zaman bir kere zaten bir yılda enflasyon -basitleştiriyorum- 100 ise bir sonraki yıla 40 puan taşınıyor. Buna atalet diyoruz. İkincisi, böyle nispeten yüksek enflasyonun olduğu ülkelerde kur mutlaka bir miktar değer kaybediyor, nominal olarak" dedi.
Dezenflasyonun fiyatların düşmesi değil, fiyat artışının yavaşlaması anlamına geldiğini bildiren Şimşek, manşet enflasyonun 2022 sonunda yüzde 64,3, 2023 sonunda ise yüzde 65 civarında olduğunu, dezenflasyon sürecinin ise para politikasının yeniden inşasının ardından 2024'ün ikinci çeyreğinden itibaren başladığını aktardı.
"Bu sene enflasyon, savaş etkisini arındırın çok büyük ihtimalle yüzde 20-22 arası bir noktada olurdu" diyen Bakan Şimşek, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve ulaşım kanallarındaki sorunlar sebebiyle dünyada küresel bir emtia şoku yaşandığına dikkati çekti. Enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapan Şimşek, "Hayat pahalılığıyla mücadele bizim en büyük önceliğimiz. Ve biz seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü dezenflasyon gelir dağılımını iyileştirir. Dezenflasyon demek aslında hayat pahalılığıyla mücadele demek. Zaten vatandaşımız bunu istiyor. Dolayısıyla sürdürülebilir yüksek büyüme için dezenflasyona ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.
ÇALIŞANLARA EN AZ ENFLASYON ARTIŞI KADAR ARTIŞ VERDİK, VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ
Çalışan kesim, memur ve emeklilerin maaş artışlarına da değinen Bakan Şimşek, "Ücretli kesimin en az enflasyon kadar alım gücünün korunması kadar değerli ve önemli bir şey yok. Biz her zaman memurumuzu, emeklimizi, kamu çalışanlarına en az enflasyon artışı kadar artış verdik. Vermeye de devam edeceğiz" açıklamasını yaptı.
YA OVP'Yİ OKUMADILAR, ÇALIŞMADILAR YA DA MATEMATİK BİLMİYORLAR
2026 yılı bütçe açık hedefinin yüzde 3,5 olduğunu, ancak uygulamanın yüzde 3,1 veya yüzde 3 civarında kapatılacağını öngördüklerini kaydeden Şimşek, eşel mobil uygulamasına rağmen yarım puan daha iyi performans gösterileceğini ifade etti. 2027 yılı bütçe açık hedefinin de yüzde 3,5 olarak belirlendiğini hatırlatan Şimşek, bütçeden "seçim ekonomisi" yorumu çıkarılmasına ilişkin olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Şimdi gelecek sene için hedefimiz yüzde 3,5. Bu sene için hedefimiz de yüzde 3,5. Gelecek sene için hedefimiz ise yüzde 3,5. Önceki OVP'de de 2027'ye ilişkin hedef yüzde 3,1'di. Ancak burada bahsettiğimiz rakam yüzde 0,4, yani milli gelire oranla yüzde 0,4. Eğer seçim ekonomisi yüzde 0,4'le yapılacaksa harika olur. Şimdi bu yorumu yapan arkadaşlar hakikaten ya OVP'yi okumadılar, çalışmadılar ya da matematik bilmiyorlar."
2027 bütçe hedefinin yüzde 3,5 olarak belirlenmesinin nedenlerini detaylandıran Şimşek, 2023, 2024 ve 2025 yıllarındaki 104 milyar dolarlık deprem harcamalarının faiz yükü yarattığını ve faiz yükünde milli gelire oranla bir artış olduğunu söyledi. Savunma sanayisinde bölgedeki savaşlar nedeniyle savunma harcamalarının yüzde 229 oranında artırıldığını dile getiren Şimşek; sosyal konutta ilerleyen birkaç yılda inşa edilecek 750 bin sosyal konut için ayrılan bütçenin yüzde 150 artırılarak 250 milyar liraya çıkarıldığını, petrol, doğal gaz ve maden arama harcamalarında ise yüzde 139 artış sağlandığını kaydetti.
GELECEK SENE EŞELMOBİL'İN DEVAMI YOK
Eşel mobil sistemine ve vergi hedeflerine değinen Şimşek, eşel mobil uygulamasının bu sene yıl sonuna kadar mazotta devam ettiğini, ancak gelecek sene bütçe planlamasında yer almadığını bildirdi. Şimşek, eşel mobil uygulaması ve vergi hedefleriyle ilgili olarak, "Gelecek sene eşelmobili devam ettirmeyi düşünmüyoruz. Gelecek seneki bütçe planlamamızda eşelmobilin devamı yok. Bugün Avrupa'nın bir çok ülkesinde 1 litre mazotun Türk lirası cinsinden fiyatı 150 liranın altında değil. Bu son aşırı yükselişlere rağmen bizde 150 civarı. Biz gerçekten vergiden feragat ettik ama gelecek sene eşelmobil devam etmezse veya savaş bir şekilde, bu sıkıntılar aşılırsa zaten orada kaybettiğimiz geliri bütçeye eklerseniz yüzde 36 arasındaki farkı bulursunuz" şeklinde konuştu.
Gündemlerinde kurumlar vergisi, gelir vergisi veya dolaylı vergilerde yeni bir vergi artışı bulunmadığını bildiren Şimşek, vergi gelirlerindeki yüzde 36'lık artışın yüzde 30,3'lük nominal GSYİH büyümesi, eşel mobilin sona ermesi varsayımı ve kayıt dışılıkla mücadeleden kaynaklandığını açıkladı.