Bandırma’da işçi hakları ve sendikal mücadelenin geleceği tartışıldı

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bandırma’da işçi hakları ve sendikal mücadelenin geleceği tartışıldı Haber: Atilla Yoğurtçu

Bandırma Santral Kültür Merkezi’nde Güney Marmara Dayanışması tarafından düzenlenen “İşçi Hakları ve Sendikal Mücadelenin Geleceği” başlıklı panelde konuşan Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Sekreteri Başaran Aksu, sendikal hareketin geçmişten bugüne geçirdiği dönüşümü, sarı sendikacılığı ve çalışma yaşamındaki sorunları değerlendirirken işçilerin örgütlenerek kendi güç merkezlerini oluşturabileceğini vurguladı.

Güney Marmara Dayanışması tarafından Bandırma Santral Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde, çalışma yaşamındaki sorunlar, sendikal haklar ve işçi sınıfının örgütlü mücadelesi ele alındı. Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Sekreteri Başaran Aksu’nun konuşmacı olarak yer aldığı panele Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, YENİ Parti Bandırma İlçe Başkanı Mehmet Atak, Güney Marmara Dayanışması üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

İŞÇİ SINIFININ DÖNÜŞÜMÜNÜ ANLATTI​


Konuşmasına Türkiye’de işçi sınıfının tarihsel gelişimini değerlendirerek başlayan Aksu, 1970’li yıllardan itibaren sanayileşme ve kırsaldan kentlere göçle birlikte işçi sınıfının ortaya çıkış sürecine değindi. Aksu, bu dönemde gecekonduların işçi sınıfının yaşamının simgelerinden biri haline geldiğini belirterek, işçi hareketinin zaman içerisinde politik mücadeleden uzaklaşmasının bugünkü sorunların oluşmasında etkili olduğunu ifade etti.

Sendikal hakların zaman içerisinde çıkarılan torba yasalarla sınırlandırıldığını belirten Aksu, işçilerin sendikal haklarının ellerinden alınmasıyla birlikte sendikalı işçi sayısında önemli düşüşler yaşandığını söyledi.

Türk-İş ve Hak-İş gibi konfederasyonlar bünyesindeki sendikaları sarı sendikacılık üzerinden eleştiren Aksu, sendikal yöneticilerin yüksek maaşlı profesyonel sendikacılık anlayışına yöneldiğini belirtti. Grev hakkının yasal olarak varlığını korumasına rağmen sendikaların grev fonlarının bulunmamasının işçilerin grev yapma olanaklarını sınırladığını dile getirdi.

Aksu, işçilerin tepkilerinin vergi adaleti gibi başlıklara indirgenmesini de eleştirerek, işçi eylemlerinin bu şekilde asıl sorunlardan uzaklaştırıldığını ifade etti.

ERDOĞAN'IN YOKSUL KESİMLERLE KURDUĞU İLİŞKİYE DEĞİNDİ​


Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yoksul kesimlerle kurduğu ilişkiyi de değerlendiren Aksu, Erdoğan'ın yoksul ve ezilen kesimlerle güçlü bir gönül bağı oluşturduğunu belirterek, bu kesimlerin kendisine duyduğu yakınlığın zoraki olmadığını söyledi.

Sendikal hareketin bugünkü durumuna ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Aksu, sarı sendikacılığın yanı sıra iktidarın patronlar ve holdinglerle ilişkilerini, muhalefetin de içinde bulunduğu siyasi sistemde halkın sömürülmesine yönelik uygulamaları ele aldı.

İşçilerin bu tablo karşısında mücadele ederek ve örgütlenerek kendi güç merkezlerini oluşturabileceğini vurgulayan Aksu, örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti.

Panelin son bölümünde katılımcıların sorularını yanıtlayan Aksu'nun konuşmasının ardından, sendikaların katılımı da gündeme geldi. Panelde, SES dışında başka sendikaların yer almaması dikkat çekti.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst