Devlet Bahçeli: Erdoğan'ın BMGK'deki konuşması milletimizi ve insanlığı ferahlattı

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan WMbul
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Devlet Bahçeli: Erdoğan'ın BMGK'deki konuşması milletimizi ve insanlığı ferahlattı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı açıklamasında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki hitabını ve yayımlanan makalesini değerlendirerek, "Cumhurbaşkanımızın milletimizi ve insanlığı ferahlatan makale ve konuşması bizi de ziyadesiyle memnun etmiştir" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

"81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileşimli mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum. Uluslararası sistemin mevcut yapısı, dünyada yaşanan savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında her geçen gün daha fazla sorgulanır hâle gelmiştir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel karar alma mekanizmalarının, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtamadığı açıktır."

Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) mevcut yapısı ve daimî üyelerin sahip olduğu veto imtiyazının adil, etkin ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak durduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sıklıkla ortaya koyduğu 'Dünya 5’ten büyüktür' yaklaşımı, yalnızca Türkiye’nin değil, daha adil, temsil gücü yüksek ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesidir. Sözde kurallara dayalı uluslararası sistemin itibar ve inandırıcılığının kalmadığını uzun zamandır dile getiriyoruz. İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip galip ülkelerin, değer ve kurumlarının referansıyla şekillendirilen mevcut uluslararası sistem geldiğimiz aşamada kendi kuruluş değerleriyle de bağdaşmayan bir hâl almıştır. Haklının güçsüz, güçlünün haklı olduğu adaletsiz bir yapının sürdürülebilir olması da mümkün değildir. Nitekim 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısının yapıldığı 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde hala işgaller, haksız saldırılar, devletlerin egemenlik haklarının ihlali gibi uluslararası hukuka aykırı eylemler dünya huzurunu baltalamakta, barış ve güvenliği tehdit etmektedir."

ERDOĞAN BÖLGESEL VE KÜRESEL DÜZEYDE YAŞANAN HAKSIZLIKLARA DEĞİNDİ​


Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 22 Eylül'de BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada hem bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan haksızlıklara hem de BM’nin yenilenme ihtiyacına değinerek Güvenlik Konseyi'nin reforme edilmesi gerektiğini vurguladığını hatırlattı. Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bu kapsamda 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğimize işaret etmiş ayrıca Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi ve maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyonun artık son bulması gerektiğini vurgulayarak uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet etmiştir. Cumhurbaşkanımızın Bloomberg için yazdığı makalede de son yıllarda dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını, küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğuna dikkat çekmiştir."

Bahçeli, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini belirterek, bunun yolunun temsili genişletmenin yanında liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini aktardı. Farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dâhil etmek mecburiyetinde olunduğunu ifade eden Bahçeli, 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrısının daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu ve reform ihtiyacını somut bir yol haritasına dönüştürmenin merkezinde veto imtiyazının kaldırılmasının yer aldığını belirtti.

Nitekim BM Genel Sekreteri Guterres’in veda hitabında BMGK’nın Afrika’sız yapısını 'savunulamaz' ilan edip Batı Şeria’da etnik temizlik yapıldığını itiraf etmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Gazze’yi 'utanç manzarası' olarak niteleyip veto sınırlama teklifi sunmasının küresel sistemin iflasını tescil ettiğini kaydeden Bahçeli, bunun yıllardan beri dile getirdikleri uluslararası sistemin yapısına yönelik eleştirileri haklı çıkardığını vurguladı.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ARTIK BEKLENEN KATKILARI SUNMAKTAN UZAK​


Milliyetçi Hareket Partisi olarak uluslararası sistemdeki sorunların yarattığı hukuksuzlukları ve BM’nin sürdürülemez yapısının değiştirilmesine yönelik önerileri sıkça dile getirdiklerini belirten Bahçeli, parti programında da savaşın galiplerini kayıran ve günümüzün siyasi, ekonomik ve diplomatik gerçeklerini yansıtmaktan uzak kalan mevcut sistemde acilen reforma gidilmesi gerektiğinin altının çizildiğini anımsattı. 2023 Seçim Beyannamesi'nde de BM’nin yapısı ve işleyişi dâhil her yönüyle reforma tâbi tutulması gerektiğine vurgu yapıldığını belirtti.

Bahçeli, geçmiş konuşmalarına da atıfta bulunarak, 1 Ekim 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısında "Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi yapısı yeni baştan ve derhal reforme edilmelidir. Bu reform ihtiyacının gecikmesi çok ciddi ve sancılı gelişmelere sebep olacaktır" dediğini ve ülkelerin eşit katılımı ile oy hakkını ihtiva eden alternatif dünya birliği konusunda çalışmaların hızlanması gerektiğini kaydettiğini hatırlattı. Ayrıca 30 Nisan 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısındaki "Güvenlik Konseyi’ndeki veto sistemi makul çözüm arayışlarını devamlı tıkamakta, demokratik olmayan, ahlaki ve şeffaflıktan yoksun olarak kabul edilmekte, bu da Birleşmiş Milletlerin temel ilkeleriyle çelişmektedir. Konsey, yapısı ve daimî üyelerin veto yetkisi nedeniyle dünya barışı ve çatışmaların önlenmesi için bir umut olmaktan bugünkü haliyle çok uzaktır" şeklindeki ifadelerini anımsattı.

CUMHURBAŞKANIMIZIN KONUŞMASI MİLLETİMİZİ VE İNSANLIĞI FERAHLATTI​


Bahçeli, değerlendirmelerine şu sözlerle devam etti:

"Bu kapsamda Cumhurbaşkanımızın milletimizi ve insanlığı ferahlatan makale ve konuşması bizi de ziyadesiyle memnun etmiştir. Bize göre; 'Dünya 5’ten büyüktür' çağrısı, Güvenlik Konseyi’nin mevcut üye yapısına yönelik bir eleştiri yanında dünya nüfusunun, farklı coğrafyaların ve farklı medeniyetlerin küresel karar alma süreçlerinde daha adil biçimde temsil edilmesi gerektiğine yönelik kapsamlı bir reform çağrısıdır. Zira Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesine tanınan veto yetkisi, uluslararası toplumun ortak iradesini çoğu zaman birkaç ülkenin kararına bağımlı hâle getirmekte; bu durum özellikle savaş, çatışma ve insani kriz dönemlerinde Birleşmiş Milletlerin etkinliğini ve güvenilirliğini zedelemektedir. Dünya barışını korumakla görevli bir mekanizmanın, barışın tesisi konusunda karar alamaz hâle gelmesi kabul edilebilir değildir."

ULUSLARARASI HUKUKU EŞİT UYGULAYAN ADİL BİR DÜZEN BEKLENTİMİZDİR​


BM reformunun sadece Güvenlik Konseyi’nin üye yapısının değiştirilmesinden ibaret görülmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Genel Kurul'un etkinliği, temsil adaleti, karar alma mekanizmalarının şeffaflığı, hesap verebilirlik ve uluslararası hukukun uygulanmasında çifte standartların ortadan kaldırılmasının da reform gündeminin ayrılmaz parçaları olması gerektiğini belirtti.

Bahçeli, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Sonuç olarak; Birleşmiş Milletler ve uluslararası sistemin mevcut yapısının, bugünün dünyasının ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için kapsamlı, adil ve gerçekçi bir reforma tabi tutulması ertelenemez bir zorunluluktur. Temsilde adaletin güçlendirilmesi, veto imtiyazının kaldırılması veya sınırlandırılması, farklı coğrafyaların küresel karar alma süreçlerine etkin biçimde dâhil edilmesi ve uluslararası hukukun herkes için eşit şekilde işletilmesi, ayrıca daha insani ve ahlaki bir düzen; küresel düzlemde kalıcı barış ve adaletin temel şartlarıdır. Parti olarak, yıllardır dile getirdiğimiz bu hususların, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından uluslararası kamuoyuna güçlü biçimde taşınmasını önemli ve değerli buluyor; Türkiye’nin daha adil, daha kapsayıcı ve insanlığın ortak vicdanını yansıtan yeni bir uluslararası düzenin inşasına yönelik iradesini kararlılıkla destekliyoruz."
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst