Eğitim Sen Antalya Şubesi’nden Yusuf Tekin’e istifa çağrısı Haber: Sabri Kırdar
Eğitim Sen Antalya Şubesi, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Kadir Öztürk tarafından okunan açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifaya çağrıldı.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında 22 Eylül sabahı silahlı saldırı gerçekleşti. Okula giden öğrencilerin bulunduğu bölgede meydana gelen saldırıda 11 öğrenci yaralandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğunu açıklarken, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı.
Saldırının ardından Eğitim Sen Antalya Şubesi, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Şube Başkanı Kadir Öztürk okudu.
“Okullardaki şiddet münferit vaka olmaktan çıktı”
Kadir Öztürk, açıklamasına Turgutlu’da yaşanan saldırı nedeniyle öğrencilere, ailelerine ve bölge halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı. Öztürk, saldırıda 11 öğrencinin yaralandığını ve bazı öğrencilerin durumunun ağır olduğunu belirterek yaralılara acil şifa diledi.
Okullarda şiddetin her geçen gün arttığını belirten Öztürk, öğrencilerin yaşam hakkını tehdit eden saldırıların artık münferit vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Öztürk, yaşananların yalnızca bir “asayiş sorunu” olarak ele alınamayacağını belirterek, olayların eğitim sisteminin içine sürüklendiği yapısal kriz, toplumsal şiddet iklimi ve ihmaller zinciriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“MEB, eğitimin temel sorunları yerine şekilci yaklaşımlarla meşgul”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimin temel sorunlarına yeterince odaklanmadığını savunan Öztürk, Bakanlığın “önlük” gibi şekilci yaklaşımlarla gündem oluşturduğunu belirtti.
Öztürk, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin her gün şiddet riskiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, Bakanlığın “güvenli okul, güvenli gelecek” talebini görmezden gelmesini eleştirdi.
Açıklamada, okulların güvenlik gerekçesiyle hapishanelere benzetilmesine yol açacak uygulamalardan kaçınılması gerektiği belirtilirken, öğrencilerin potansiyel “suç öznesi” olarak görülmesine dayanan yaklaşımların eğitim ortamındaki sorunları daha da derinleştireceği ifade edildi.
“PDR ve sosyal hizmet uzmanları eğitim sürecinin merkezinde olmalı”
Eğitim Sen Antalya Şubesi, okul güvenliği konusunda çözümün yalnızca güvenlik ve polisiye tedbirlerle sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) hizmetleri ile sosyal hizmet uzmanlarının eğitim sürecinin merkezine yerleştirilmesi gerektiği belirtildi.
Öztürk, okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesinin yalnızca standart kontenjan hesaplarına göre yapılmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Her okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik koşulları, öğrencilerin ihtiyaçları ve somut riskler dikkate alınarak planlama yapılmalıdır.”
MEB’in eğitim ortamlarında yaşanan sorunlara “şekilci ve polisiye yöntemlerle” yaklaşmaktan vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Öztürk, bunun yerine önleyici, koruyucu, pedagojik ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi.
“Kalabalık sınıflar azaltılmalı”
Eğitim sisteminin önemli sorunlarından birinin de özellikle bazı bölgelerdeki kalabalık sınıf mevcutları olduğunu belirten Eğitim Sen Antalya Şubesi, sınıf mevcutlarının azaltılması çağrısında bulundu.
Açıklamada, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından daha sağlıklı ve güvenli eğitim ortamlarının oluşturulması gerektiği ifade edildi.
“Müfredat sınava odaklı eleme ve yarıştırma mantığından çıkarılmalı”
Eğitim Sen Antalya Şubesi, müfredatın yalnızca sınava hazırlık ve öğrencileri yarıştırma anlayışı üzerinden şekillendirilmemesi gerektiğini de belirtti.
Öztürk, müfredatın öfke kontrolü ve akran zorbalığıyla mücadeleyi içeren; kültür, sanat ve sporla desteklenen güçlü bir pedagojik yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Okulların güvenliğinin yalnızca polisiye yöntemlerle sağlanamayacağını belirten Öztürk, öğrencilerin sosyal, duygusal ve pedagojik ihtiyaçlarına yanıt verecek düzenlemeler yapılması ve yeterli sayıda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanının istihdam edilmesi gerektiğini ifade etti.
“Sayın Bakan, sorumluluktan kaçamazsınız”
Basın açıklamasının sonunda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrısı yapan Kadir Öztürk, “Eğitim Sen olarak MEB’e, dolayısıyla Sayın Bakana hatırlatıyoruz; sorumlu sizsiniz, sorumluluktan kaçamazsınız” dedi.
Öztürk, Bakan Tekin’e “istifa etmelisiniz” çağrısında bulunarak öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlandığı, güçlü pedagojik bağların kurulduğu, nitelikli ve demokratik bir okul ikliminin oluşturulması için derhal adım atılması gerektiğini söyledi.
Eğitim Sen Antalya Şubesi, yeni saldırıların önüne geçilmesi için gerekli önlemlerin acilen alınmasını talep etti.
Eğitim Sen Antalya Şubesi, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Kadir Öztürk tarafından okunan açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifaya çağrıldı.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında 22 Eylül sabahı silahlı saldırı gerçekleşti. Okula giden öğrencilerin bulunduğu bölgede meydana gelen saldırıda 11 öğrenci yaralandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğunu açıklarken, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı.
Saldırının ardından Eğitim Sen Antalya Şubesi, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Şube Başkanı Kadir Öztürk okudu.
“Okullardaki şiddet münferit vaka olmaktan çıktı”
Kadir Öztürk, açıklamasına Turgutlu’da yaşanan saldırı nedeniyle öğrencilere, ailelerine ve bölge halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı. Öztürk, saldırıda 11 öğrencinin yaralandığını ve bazı öğrencilerin durumunun ağır olduğunu belirterek yaralılara acil şifa diledi.
Okullarda şiddetin her geçen gün arttığını belirten Öztürk, öğrencilerin yaşam hakkını tehdit eden saldırıların artık münferit vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Öztürk, yaşananların yalnızca bir “asayiş sorunu” olarak ele alınamayacağını belirterek, olayların eğitim sisteminin içine sürüklendiği yapısal kriz, toplumsal şiddet iklimi ve ihmaller zinciriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“MEB, eğitimin temel sorunları yerine şekilci yaklaşımlarla meşgul”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimin temel sorunlarına yeterince odaklanmadığını savunan Öztürk, Bakanlığın “önlük” gibi şekilci yaklaşımlarla gündem oluşturduğunu belirtti.
Öztürk, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin her gün şiddet riskiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, Bakanlığın “güvenli okul, güvenli gelecek” talebini görmezden gelmesini eleştirdi.
Açıklamada, okulların güvenlik gerekçesiyle hapishanelere benzetilmesine yol açacak uygulamalardan kaçınılması gerektiği belirtilirken, öğrencilerin potansiyel “suç öznesi” olarak görülmesine dayanan yaklaşımların eğitim ortamındaki sorunları daha da derinleştireceği ifade edildi.
“PDR ve sosyal hizmet uzmanları eğitim sürecinin merkezinde olmalı”
Eğitim Sen Antalya Şubesi, okul güvenliği konusunda çözümün yalnızca güvenlik ve polisiye tedbirlerle sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) hizmetleri ile sosyal hizmet uzmanlarının eğitim sürecinin merkezine yerleştirilmesi gerektiği belirtildi.
Öztürk, okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesinin yalnızca standart kontenjan hesaplarına göre yapılmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Her okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik koşulları, öğrencilerin ihtiyaçları ve somut riskler dikkate alınarak planlama yapılmalıdır.”
MEB’in eğitim ortamlarında yaşanan sorunlara “şekilci ve polisiye yöntemlerle” yaklaşmaktan vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Öztürk, bunun yerine önleyici, koruyucu, pedagojik ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi.
“Kalabalık sınıflar azaltılmalı”
Eğitim sisteminin önemli sorunlarından birinin de özellikle bazı bölgelerdeki kalabalık sınıf mevcutları olduğunu belirten Eğitim Sen Antalya Şubesi, sınıf mevcutlarının azaltılması çağrısında bulundu.
Açıklamada, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından daha sağlıklı ve güvenli eğitim ortamlarının oluşturulması gerektiği ifade edildi.
“Müfredat sınava odaklı eleme ve yarıştırma mantığından çıkarılmalı”
Eğitim Sen Antalya Şubesi, müfredatın yalnızca sınava hazırlık ve öğrencileri yarıştırma anlayışı üzerinden şekillendirilmemesi gerektiğini de belirtti.
Öztürk, müfredatın öfke kontrolü ve akran zorbalığıyla mücadeleyi içeren; kültür, sanat ve sporla desteklenen güçlü bir pedagojik yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Okulların güvenliğinin yalnızca polisiye yöntemlerle sağlanamayacağını belirten Öztürk, öğrencilerin sosyal, duygusal ve pedagojik ihtiyaçlarına yanıt verecek düzenlemeler yapılması ve yeterli sayıda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanının istihdam edilmesi gerektiğini ifade etti.
“Sayın Bakan, sorumluluktan kaçamazsınız”
Basın açıklamasının sonunda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrısı yapan Kadir Öztürk, “Eğitim Sen olarak MEB’e, dolayısıyla Sayın Bakana hatırlatıyoruz; sorumlu sizsiniz, sorumluluktan kaçamazsınız” dedi.
Öztürk, Bakan Tekin’e “istifa etmelisiniz” çağrısında bulunarak öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlandığı, güçlü pedagojik bağların kurulduğu, nitelikli ve demokratik bir okul ikliminin oluşturulması için derhal adım atılması gerektiğini söyledi.
Eğitim Sen Antalya Şubesi, yeni saldırıların önüne geçilmesi için gerekli önlemlerin acilen alınmasını talep etti.