Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak: Sayın Bakan talihsiz açıklamalar yaparsan biz bu acıları çok daha fazla yaşarız Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), İstanbul Başakşehir'de 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut'un yaşamını yitirdiği ve yedi öğrencinin yaralandığı bıçaklı saldırının ardından olayın meydana geldiği okulun önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Okul önünde toplanan sendika üyeleri adına konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, hayatını kaybeden öğrencinin ailesine başsağlığı, yaralanan öğrencilere ise acil şifa dileklerini iletti.
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, okul önünde gerçekleştirdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Değerli kardeşimizin ailesine baş sağlığı diliyorum yaralı öğrencilerimize de geçmiş olsun diyorum. 3 yıldır Milli Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunuyoruz. Şiddet toplumda giderek yaygınlaşan bir olguya dönüşüyor. Bu olgu giderek okulların içerisine daha fazla sirayet ediyor. Buna bir an önce tedbirler alalım. Eğitim – Sen olarak çok ciddi çalışmalarımız ve önerilerimiz var. Okullardaki şiddetin nasıl önleneceğine dair sayfalarca rapor komisyona verdik. Geçtiğimiz yıl temmuz ayında şiddetsiz okul deklerasyonunu yayınlayarak okullarda şiddetin nasıl önlenebileceğimizi sunduk. Okul ve öğrenciler toplumdaki şiddet dalgasından azade değildir. Şiddet bir an da ortaya çıkmıyor. Bakana bunları söylüyoruz konuşuruz ama bakan o kadar talihsiz bir açıklama yaptı ki diyor ki okullarda ki bu kardeşlik iklimin bozmaya çalışan yabancı eller var. Kim bunlar? Burada emniyet var, bu ülkenin yargısı var siz hükümetsiniz açıklayın. Biz tespit ettik şunlar bunlar öğrencileri ajite ediyorlar örgütlüyorlar okullara gönderiyorlar onlarda işte bunları yayınlıyor. Bakan sürekli sorumluluğunun üstünü örtmeye çalışan, hedef saptıran gerçekten son derece talihsiz açıklamalar yaparsan biz daha bu acılar çok daha fazla yaşarız. Biz bunları yaşamak istemiyoruz."
Irmak, okullarda önleyici tedbirlerin artırılması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Okullar açıldığından bu yana 3 hafta içerisinde beşinci büyük vaka bu. Siz halkın iradesini gasp eden bir şiddet uyguluyorsunuz. Halkın kendi tasarruflarını alıp götürüp bir yerlerde iç ediyorsunuz. Emekliye ekonomik şiddet uyguluyorsunuz. Bunları çocuklar yaşamıyor mu? Bunlar çocuklara sirayet etmiyor mu? Çocuklar arasındaki eşitsizliği ortadan kaldıralım. Çok ciddi derin çocuk yoksulluğu yaşanıyor. Okullara önleyici tedbir yani olay olduktan sonra değil öncesinde o olayları önleyebilecek psikososyal destek sağlayacak psikolojik danışman rehber öğretmen sayısını arttıralım. Öğretmenleri giderek itibarsızlaştıracak ona rehberlık edemeyen dokunamayan sadece figür rolleri veren anlayıştan uzaklaştıralım. Küçücük bir çocuğumuz ölüyor, bakan diyor ki bu kardeşlik iklimini bozmak isteyenler düğmeye bastılar diyor. Bakanı istifaya davet etmiyorum, istifaya davet edildiğinde bunu anlayabilecek, içselleştirecek Milli Eğitim Bakanı ile karşı karşıya değiliz. Bu bakan mütemadiyen şunu yapıyor. Çıkıyor şu kadar öğrencimiz yaralandı şu hayatını kaybetti sanki haber spikeri gibi bunların haberini veriyor. Senin görevin bu değil sorumluluğunun gereğini yap sayın bakan"
Açıklamanın ardından okul önünde bekleyen veliler de okullardaki güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu ifade ederek duruma tepki gösterdi.
Okul önünde toplanan sendika üyeleri adına konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, hayatını kaybeden öğrencinin ailesine başsağlığı, yaralanan öğrencilere ise acil şifa dileklerini iletti.
SON DERECE TALİHSİZ AÇIKLAMALAR YAPARSAN BİZ BU ACILARI ÇOK DAHA FAZLA YAŞARIZ
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, okul önünde gerçekleştirdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Değerli kardeşimizin ailesine baş sağlığı diliyorum yaralı öğrencilerimize de geçmiş olsun diyorum. 3 yıldır Milli Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunuyoruz. Şiddet toplumda giderek yaygınlaşan bir olguya dönüşüyor. Bu olgu giderek okulların içerisine daha fazla sirayet ediyor. Buna bir an önce tedbirler alalım. Eğitim – Sen olarak çok ciddi çalışmalarımız ve önerilerimiz var. Okullardaki şiddetin nasıl önleneceğine dair sayfalarca rapor komisyona verdik. Geçtiğimiz yıl temmuz ayında şiddetsiz okul deklerasyonunu yayınlayarak okullarda şiddetin nasıl önlenebileceğimizi sunduk. Okul ve öğrenciler toplumdaki şiddet dalgasından azade değildir. Şiddet bir an da ortaya çıkmıyor. Bakana bunları söylüyoruz konuşuruz ama bakan o kadar talihsiz bir açıklama yaptı ki diyor ki okullarda ki bu kardeşlik iklimin bozmaya çalışan yabancı eller var. Kim bunlar? Burada emniyet var, bu ülkenin yargısı var siz hükümetsiniz açıklayın. Biz tespit ettik şunlar bunlar öğrencileri ajite ediyorlar örgütlüyorlar okullara gönderiyorlar onlarda işte bunları yayınlıyor. Bakan sürekli sorumluluğunun üstünü örtmeye çalışan, hedef saptıran gerçekten son derece talihsiz açıklamalar yaparsan biz daha bu acılar çok daha fazla yaşarız. Biz bunları yaşamak istemiyoruz."
SORUMLULUĞUNUN GEREĞİNİ YAP SAYIN BAKAN
Irmak, okullarda önleyici tedbirlerin artırılması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Okullar açıldığından bu yana 3 hafta içerisinde beşinci büyük vaka bu. Siz halkın iradesini gasp eden bir şiddet uyguluyorsunuz. Halkın kendi tasarruflarını alıp götürüp bir yerlerde iç ediyorsunuz. Emekliye ekonomik şiddet uyguluyorsunuz. Bunları çocuklar yaşamıyor mu? Bunlar çocuklara sirayet etmiyor mu? Çocuklar arasındaki eşitsizliği ortadan kaldıralım. Çok ciddi derin çocuk yoksulluğu yaşanıyor. Okullara önleyici tedbir yani olay olduktan sonra değil öncesinde o olayları önleyebilecek psikososyal destek sağlayacak psikolojik danışman rehber öğretmen sayısını arttıralım. Öğretmenleri giderek itibarsızlaştıracak ona rehberlık edemeyen dokunamayan sadece figür rolleri veren anlayıştan uzaklaştıralım. Küçücük bir çocuğumuz ölüyor, bakan diyor ki bu kardeşlik iklimini bozmak isteyenler düğmeye bastılar diyor. Bakanı istifaya davet etmiyorum, istifaya davet edildiğinde bunu anlayabilecek, içselleştirecek Milli Eğitim Bakanı ile karşı karşıya değiliz. Bu bakan mütemadiyen şunu yapıyor. Çıkıyor şu kadar öğrencimiz yaralandı şu hayatını kaybetti sanki haber spikeri gibi bunların haberini veriyor. Senin görevin bu değil sorumluluğunun gereğini yap sayın bakan"
Açıklamanın ardından okul önünde bekleyen veliler de okullardaki güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu ifade ederek duruma tepki gösterdi.