Gökhan Günaydın: Sadece firmaları ve fon şirketlerini değil, SPK'yi de BDDK'yi de soruşturmak lazım YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, memlekette büyük bir yolsuzluk ekonomisinin bulunduğunu belirterek fon krizi konusunda dikkatli ve etkin adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Günaydın, yaşanan fon krizinde sadece ilgili firmaların ve fon şirketlerinin değil, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) da soruşturulması gerektiğini vurguladı.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) 1 Ekim’de başlayacak 28. Dönem 5. Yasama Yılı ve gündemdeki konularla ilgili ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
TBMM'nin geçtiğimiz dönemlerde çok uzun mesailer yaptığını, hatta kapanmasının ağustos ayının ortasını bulduğunu belirten Günaydın, "Ama memlekete sorun, ‘Bizim yararımıza şu kanunu çıkarttılar’ diyen bulamazsınız. Dolayısıyla Türkiye'nin gündemi neyse biz bu gündemi Meclis’e taşımaya devam edeceğiz" dedi.
Türkiye’nin, dünyanın 20. büyük ekonomisi olmasına rağmen 30 milyon insanın açlık sınırının altında bulunduğunu vurgulayan Günaydın, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Demek ki bizim hem gelire hem gidere bakmamız lazım. Ne demeye çalışıyorum? Büyük bir yolsuzluk ekonomisi var bu memlekette. Fon kriziyle de bunu gördük zaten. Bunların üzerine çok dikkatli ve etkin bir şekilde gitmek ve bu hortumları kesmek lazım. YENİ Parti Grubu'nu önümüzdeki dönemde bu alanda geçmiş dönemde olduğu gibi faal olarak göreceksiniz. Bu 30 milyon insan kim? Asgari ücretliler. 28 bin lira alıyorlar bütün yıl boyunca. Emeklilerde en düşük aylık 23 bin 552 TL. Ama emekli maaşlarının ortalaması da 25-26 bin lira. Bunlar 35 bin lira açlık sınırının açıkça altındalar. 11 milyon işsiz var bu memlekette, geniş tanımlı işsizlik skalasına göre. Tarımda çökmüş, sanayide çökmüş bir tablo. Bu bağlamda hem ekonomiyi yeniden restore etmek, üretim ekonomisini desteklemek, insanların istihdam edilmelerini sağlamak ve aynı zamanda da insan onuruna yakışır bir yaşam sürmelerine olanak tanımak, bütün bunları, Anayasada bize verilmiş görevleri YENİ Parti etkinlikle yapacak. Programımız uyarınca yapılması gerekenlere ilişkin kanun tekliflerini vereceğiz, araştırma önergelerini, soru önergelerini vereceğiz. TBMM İç Tüzüğü’nün bize sunduğu bütün olanakları kullanacağız.”
Fon krizine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Gökhan Günaydın, 1982 yılında yaşanan "Banker Kastelli krizi"ni hatırlatarak o dönemde doğan sorunun yaklaşık 150 milyar lira civarında olduğunun varsayıldığını belirtti. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:
"Banker Kastelli intihar etti daha sonra, değil mi? Bu kriz ise fiktif değerlerle en az 900 milyar lira. Yani Kastelli krizinin tam 6 katı. Kaldı ki borsa 17 Eylül'den bu yana 3,5 trilyon değer kaybetti. O halde gerçek zarar ne? 20 milyar dolar mı yoksa 100 milyar dolara ulaşmış bir zarardan mı bahsediyoruz? Böyle bir şey büyümez olur mu? Yani bütün sorumlu Fatma Betül Sayan Kaya'dan mı ibaret? O ismini koymuş oraya. Kendisinin ve kocasının ismini koymuş. 163 milyon lira yatırmışlar, 2 milyar götürmüşler. Savunulacak tarafları yok. Ama bunun yanında çok daha fazla aynı işlemleri yapanlar hem kendi adlarıyla hem de çantacıları aracılığıyla yapanlar var."
Fon kriziyle ilgili üç ayrı bölümün bulunduğunu dile getiren Günaydın, bu bölümleri firmalar, fonlar ve denetleyici kurumlar olarak sıraladı. Özata ile Gündoğu Gıda gibi firmaların; Pusula, Tera ve Hedef gibi fonların yanı sıra bu yapıları denetlemekle görevli olan Sermaye Piyasası Kurulu ile BDDK’nin durumunu eleştiren Günaydın, sözlerine şöyle devam etti:
"BDDK banka kurma izni veriyor. Dört tane banka kurma izni vermiş bu süreçte. Bu fonları, manipülatif işlemleri yapanlara bir de banka kurduruyorsun. Sermaye Piyasası Kurulu bunların tamamının halka arzına izin vermiş. Dolayısıyla sadece firmaları, fon şirketlerini değil, SPK'yı da BDDK'yı da soruşturmak lazım. Bu ipin ucunu sıkı çekmek lazım. Siyasetin dahli olmadan bu kadar denetimsizlikle yürüyemez. SPK'da uzman mı yok, SPK'da teknolojik izleme araçları mı eksik MASAK’ta? Bunların hiçbirisi eksik değil. Ama siyaset ‘buralara yaklaşma yakarım" diyor. Sonunda memleket yanıyor. İşte tablo bu. Dolayısıyla bu iş daha çok çok su kaldıracak ve bu işin üzerine her gün ayrı bir etkinlikle ve kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz.”
Gökhan Günaydın, kamuoyunda yürütülen "yeni anayasa" tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Seçimlerin en son 2028 yılının mayıs ayında yapılması gerektiğini söyleyen Günaydın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“En son 2028'in Mayıs'ında seçim olmak zorunda. Yani 1,5 yıl var, zamanında seçim yapılırsa. Türkiye'de şu anda ne yapılıyor da anayasadan dolayı bir engelimiz var? Anayasayı değiştirmemiz lazım, doğru. Örneğin Cumhurbaşkanlığı sistemini değiştirmemiz lazım. Daha demokratik bir anayasaya dönmemiz lazım. AKP-MHP birlikteliği bunu yapacaktı da elini mi tuttuk? 2010'da yaptıkları anayasa değişiklikleri memleketi nereye götürdü? 2017'de kurulan tek adam rejimi bugünkü bütün sorunların ana kaynağı niteliğinde değil mi? O halde ben AKP'yle ve MHP'yle yeniden bir anayasa mı yapacağım? Dolayısıyla bu işleri bırakmak lazım. Bu işler yeni dönemde yeniden kurulacak, tesis edilecek Meclis’te, halkın iradesiyle gelip oralara oturacak olan YENİ Parti tarafından yapılacaktır. YENİ Parti ve onun demokrasi paydaşları tarafından anayasa önümüzdeki dönemde yapılabilir.”
Erken seçim tartışmalarına da değinen YENİ Parti Grup Başkanvekili Günaydın, olası seçim tarihleri ve oy kullanma süreçlerine dair değerlendirmesini şu sözlerle aktardı:
“360'a oy verir misiniz…? Ne zaman erken seçim yapmayı düşünüyorlar? 2028'in Nisan'ında mı? Yani mayısta yapılacak seçimi bir ay öne çekince erken seçim mi oluyor bu? Bu erken seçim vatandaşın yararına mı yoksa Erdoğan'ı bir kere daha aday yapmanın boş gayreti üzerine mi? Hiç kimse buralarda nafile bir çabanın içerisinde olmasın. Bizden bir katkı falan beklemesinler. Vatandaş oraya ‘Erdoğan için değil de her doğan için' bir erken seçim kararına imza atan herkese nasıl bakacağını bugünden bangır bangır söylüyor. Buna imza atmaya niyeti olan herkesin de dönüp tabanına dikkat etmesini öneririm.”
YENİ Parti’nin ismiyle ilgili yapılan hukuki başvuruya ilişkin açıklamalarda bulunan Günaydın, memleketin bunca sorunu varken en yapay tartışmanın bu konuda yürütüldüğünü söyledi. Kendilerine yönelik söylemleri eleştiren Günaydın, "Hatta öyle noktalara getiriyorlar ki bizi isim koyamamakla suçlayarak ‘İsmini bile koyamayan, partiyi ve ülkeyi nasıl yönetir demeye getiriyorlar.’ Zavallı söylemler… Kim söylüyor ise aynı nitelemeyi yaparım: Zavallı söylemler… Bu partiyi kurduran millettir, adını koyan millettir" değerlendirmesinde bulundu.
Anayasa Mahkemesinin daha önce yapılan diğer başvurularda, benzerlik taşıyan durumlara ilişkin 'iltibas yoktur' yönünde kararlar verdiğini hatırlatan Günaydın, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Mevzuat zaten diyor ki ‘adını aynen kullanma, adını, rozetini simgeyi… İltibasa da mahal verme' diyor. Bizim açımızdan bir iltibas yok. İlgili parti şikayet etmiş. Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasa Mahkemesi'ne gitmiş. Anayasa Mahkemesi bir ay süre vermiş. Biz adımızdan memnunuz. Eğer Anayasa Mahkemesi'nden ters bir karar çıkarsa bunu düzeltmek de bir dakika sürer. Dolayısıyla hiç kimse bu alanı bir sorun alanı olarak görmesin. Biz memleketin sorunlarına odaklanıyoruz. Başta basın olmak üzere herkesi de oraya davet ederiz."
YENİ Parti bünyesinde gerçekleştirilecek kampa ilişkin detaylı bilgi veren Gökhan Günaydın; kampta sunumların yapılacağını, saha çalışmalarının değerlendirileceğini ve önümüzdeki döneme ait beklentilerin ele alınacağını anlattı. Kamp sürecinde dış politika, milli güvenlik ve fon krizi başta olmak üzere makro ekonomik gelişmelerin görüşüleceğini aktaran Günaydın, yeni dönem yol haritasının belirlenerek yeni yasama yılına hazır hale gelineceğini vurguladı.
TBMM’nin 1 Ekim’deki açılış törenine ilişkin soruları yanıtlayan Gökhan Günaydın, "Biz İstiklal Marşı'nda ayağa kalkarız. Onun dışında YENİ Parti durması gerektiği gibi duracak. Resepsiyona katılmayacağız. Çünkü resepsiyon saatinde YENİ Parti’nin Merkez Yönetim Kurulu toplantısı yine genel merkezde yapılacak. Aslolan 1 Ekim'de Atatürk Anıtı'na çelenk sunulması ve arkasından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki açılış konuşmalarının yapılmasıdır. Resepsiyonda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın marifetlerine muhatap olmak isteyenler oralarda olurlar" şeklinde konuştu.
Gökhan Günaydın, partinin kurultay tarihinin belirlenip belirlenmediğine ilişkin soru üzerine şu bilgileri verdi:
"Kasım ayında gerçekleştirilecek kurultay. Henüz ilçe kongrelerimizi yapıyoruz. Sadece kendi tarihinde değil, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez tüm üyeleriyle seçim yapan, ilçe başkanlarını seçen bir partiyiz. Arkasından ekim ayı içerisinde il kongrelerimizi tamamlayacağız. Kasım ayı içerisinde de kurultayımızı yaparız. İlk kongrelerimizi bitirelim, orayı tümüyle bitirdikten sonra kurultay tarihimizi açıklarız. Muhtemelen kasımın ortası ya da 3. haftası gibi olabilir diye düşünüyorum."
YENİ Parti'den bir grup milletvekilinin ayrılarak CHP'ye geçeceği yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Günaydın, "Bu iddiaları dile getirenlere bakıyorum, gülüyorum, yani eski arkadaşlarımız tabii. Ben ‘öbür taraftan bize gelir’ bile demeyeceğim. Zaman gösterir ama şunu ifade edeyim: YENİ Parti'de kimler kaldı? YENİ Parti’de Erdoğan'ın şahsına değil, Erdoğan'ın kurduğu rejime ‘Hayır' diyenler kaldı. Her türlü tehdide rağmen konfor alanlarını terk edenler kaldı. Dolayısıyla bu taraftan öbür tarafa doğru gidecek olsaydı orada kalırdı zaten" dedi.
Çerçeve yasa kapsamında TBMM’de kurulacak komisyon ve Abdullah Öcalan’ın bir alt komisyonda görev alacağı iddiaları ile ilgili soru üzerine Gökhan Günaydın, "Bizim buralardaki tavrımız çok açık. Biz bu memleketin bölünmez bütünlüğünden ve Atatürk milliyetçiliğinden yanayız. Kim ev yaptırıyor, kim ne sağlıyor onları Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan ile konuşmak lazım" açıklamasını yaptı.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) 1 Ekim’de başlayacak 28. Dönem 5. Yasama Yılı ve gündemdeki konularla ilgili ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
TBMM'nin geçtiğimiz dönemlerde çok uzun mesailer yaptığını, hatta kapanmasının ağustos ayının ortasını bulduğunu belirten Günaydın, "Ama memlekete sorun, ‘Bizim yararımıza şu kanunu çıkarttılar’ diyen bulamazsınız. Dolayısıyla Türkiye'nin gündemi neyse biz bu gündemi Meclis’e taşımaya devam edeceğiz" dedi.
TÜRKİYE'DE BÜYÜK BİR YOLSUZLUK EKONOMİSİ VAR
Türkiye’nin, dünyanın 20. büyük ekonomisi olmasına rağmen 30 milyon insanın açlık sınırının altında bulunduğunu vurgulayan Günaydın, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Demek ki bizim hem gelire hem gidere bakmamız lazım. Ne demeye çalışıyorum? Büyük bir yolsuzluk ekonomisi var bu memlekette. Fon kriziyle de bunu gördük zaten. Bunların üzerine çok dikkatli ve etkin bir şekilde gitmek ve bu hortumları kesmek lazım. YENİ Parti Grubu'nu önümüzdeki dönemde bu alanda geçmiş dönemde olduğu gibi faal olarak göreceksiniz. Bu 30 milyon insan kim? Asgari ücretliler. 28 bin lira alıyorlar bütün yıl boyunca. Emeklilerde en düşük aylık 23 bin 552 TL. Ama emekli maaşlarının ortalaması da 25-26 bin lira. Bunlar 35 bin lira açlık sınırının açıkça altındalar. 11 milyon işsiz var bu memlekette, geniş tanımlı işsizlik skalasına göre. Tarımda çökmüş, sanayide çökmüş bir tablo. Bu bağlamda hem ekonomiyi yeniden restore etmek, üretim ekonomisini desteklemek, insanların istihdam edilmelerini sağlamak ve aynı zamanda da insan onuruna yakışır bir yaşam sürmelerine olanak tanımak, bütün bunları, Anayasada bize verilmiş görevleri YENİ Parti etkinlikle yapacak. Programımız uyarınca yapılması gerekenlere ilişkin kanun tekliflerini vereceğiz, araştırma önergelerini, soru önergelerini vereceğiz. TBMM İç Tüzüğü’nün bize sunduğu bütün olanakları kullanacağız.”
BÜTÜN SORUMLU FATMA BETÜL SAYAN KAYA'DAN MI İBARET?
Fon krizine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Gökhan Günaydın, 1982 yılında yaşanan "Banker Kastelli krizi"ni hatırlatarak o dönemde doğan sorunun yaklaşık 150 milyar lira civarında olduğunun varsayıldığını belirtti. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:
"Banker Kastelli intihar etti daha sonra, değil mi? Bu kriz ise fiktif değerlerle en az 900 milyar lira. Yani Kastelli krizinin tam 6 katı. Kaldı ki borsa 17 Eylül'den bu yana 3,5 trilyon değer kaybetti. O halde gerçek zarar ne? 20 milyar dolar mı yoksa 100 milyar dolara ulaşmış bir zarardan mı bahsediyoruz? Böyle bir şey büyümez olur mu? Yani bütün sorumlu Fatma Betül Sayan Kaya'dan mı ibaret? O ismini koymuş oraya. Kendisinin ve kocasının ismini koymuş. 163 milyon lira yatırmışlar, 2 milyar götürmüşler. Savunulacak tarafları yok. Ama bunun yanında çok daha fazla aynı işlemleri yapanlar hem kendi adlarıyla hem de çantacıları aracılığıyla yapanlar var."
SİYASETİN DAHLİ OLMADAN BU KADAR DENETİMSİZLİKLE YÜRÜYEMEZ
Fon kriziyle ilgili üç ayrı bölümün bulunduğunu dile getiren Günaydın, bu bölümleri firmalar, fonlar ve denetleyici kurumlar olarak sıraladı. Özata ile Gündoğu Gıda gibi firmaların; Pusula, Tera ve Hedef gibi fonların yanı sıra bu yapıları denetlemekle görevli olan Sermaye Piyasası Kurulu ile BDDK’nin durumunu eleştiren Günaydın, sözlerine şöyle devam etti:
"BDDK banka kurma izni veriyor. Dört tane banka kurma izni vermiş bu süreçte. Bu fonları, manipülatif işlemleri yapanlara bir de banka kurduruyorsun. Sermaye Piyasası Kurulu bunların tamamının halka arzına izin vermiş. Dolayısıyla sadece firmaları, fon şirketlerini değil, SPK'yı da BDDK'yı da soruşturmak lazım. Bu ipin ucunu sıkı çekmek lazım. Siyasetin dahli olmadan bu kadar denetimsizlikle yürüyemez. SPK'da uzman mı yok, SPK'da teknolojik izleme araçları mı eksik MASAK’ta? Bunların hiçbirisi eksik değil. Ama siyaset ‘buralara yaklaşma yakarım" diyor. Sonunda memleket yanıyor. İşte tablo bu. Dolayısıyla bu iş daha çok çok su kaldıracak ve bu işin üzerine her gün ayrı bir etkinlikle ve kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz.”
BEN AKP VE MHP İLE YENİ BİR ANAYASA MI YAPACAĞIM?
Gökhan Günaydın, kamuoyunda yürütülen "yeni anayasa" tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Seçimlerin en son 2028 yılının mayıs ayında yapılması gerektiğini söyleyen Günaydın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“En son 2028'in Mayıs'ında seçim olmak zorunda. Yani 1,5 yıl var, zamanında seçim yapılırsa. Türkiye'de şu anda ne yapılıyor da anayasadan dolayı bir engelimiz var? Anayasayı değiştirmemiz lazım, doğru. Örneğin Cumhurbaşkanlığı sistemini değiştirmemiz lazım. Daha demokratik bir anayasaya dönmemiz lazım. AKP-MHP birlikteliği bunu yapacaktı da elini mi tuttuk? 2010'da yaptıkları anayasa değişiklikleri memleketi nereye götürdü? 2017'de kurulan tek adam rejimi bugünkü bütün sorunların ana kaynağı niteliğinde değil mi? O halde ben AKP'yle ve MHP'yle yeniden bir anayasa mı yapacağım? Dolayısıyla bu işleri bırakmak lazım. Bu işler yeni dönemde yeniden kurulacak, tesis edilecek Meclis’te, halkın iradesiyle gelip oralara oturacak olan YENİ Parti tarafından yapılacaktır. YENİ Parti ve onun demokrasi paydaşları tarafından anayasa önümüzdeki dönemde yapılabilir.”
ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI VE TABAN UYARISI
Erken seçim tartışmalarına da değinen YENİ Parti Grup Başkanvekili Günaydın, olası seçim tarihleri ve oy kullanma süreçlerine dair değerlendirmesini şu sözlerle aktardı:
“360'a oy verir misiniz…? Ne zaman erken seçim yapmayı düşünüyorlar? 2028'in Nisan'ında mı? Yani mayısta yapılacak seçimi bir ay öne çekince erken seçim mi oluyor bu? Bu erken seçim vatandaşın yararına mı yoksa Erdoğan'ı bir kere daha aday yapmanın boş gayreti üzerine mi? Hiç kimse buralarda nafile bir çabanın içerisinde olmasın. Bizden bir katkı falan beklemesinler. Vatandaş oraya ‘Erdoğan için değil de her doğan için' bir erken seçim kararına imza atan herkese nasıl bakacağını bugünden bangır bangır söylüyor. Buna imza atmaya niyeti olan herkesin de dönüp tabanına dikkat etmesini öneririm.”
ANAYASA MAHKEMESİNDEN TERS KARAR ÇIKARSA BUNU DÜZELTMEK BİR DAKİKA SÜRER
YENİ Parti’nin ismiyle ilgili yapılan hukuki başvuruya ilişkin açıklamalarda bulunan Günaydın, memleketin bunca sorunu varken en yapay tartışmanın bu konuda yürütüldüğünü söyledi. Kendilerine yönelik söylemleri eleştiren Günaydın, "Hatta öyle noktalara getiriyorlar ki bizi isim koyamamakla suçlayarak ‘İsmini bile koyamayan, partiyi ve ülkeyi nasıl yönetir demeye getiriyorlar.’ Zavallı söylemler… Kim söylüyor ise aynı nitelemeyi yaparım: Zavallı söylemler… Bu partiyi kurduran millettir, adını koyan millettir" değerlendirmesinde bulundu.
Anayasa Mahkemesinin daha önce yapılan diğer başvurularda, benzerlik taşıyan durumlara ilişkin 'iltibas yoktur' yönünde kararlar verdiğini hatırlatan Günaydın, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Mevzuat zaten diyor ki ‘adını aynen kullanma, adını, rozetini simgeyi… İltibasa da mahal verme' diyor. Bizim açımızdan bir iltibas yok. İlgili parti şikayet etmiş. Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasa Mahkemesi'ne gitmiş. Anayasa Mahkemesi bir ay süre vermiş. Biz adımızdan memnunuz. Eğer Anayasa Mahkemesi'nden ters bir karar çıkarsa bunu düzeltmek de bir dakika sürer. Dolayısıyla hiç kimse bu alanı bir sorun alanı olarak görmesin. Biz memleketin sorunlarına odaklanıyoruz. Başta basın olmak üzere herkesi de oraya davet ederiz."
PARTİ KAMPI VE YENİ DÖNEM YOL HARİTASI
YENİ Parti bünyesinde gerçekleştirilecek kampa ilişkin detaylı bilgi veren Gökhan Günaydın; kampta sunumların yapılacağını, saha çalışmalarının değerlendirileceğini ve önümüzdeki döneme ait beklentilerin ele alınacağını anlattı. Kamp sürecinde dış politika, milli güvenlik ve fon krizi başta olmak üzere makro ekonomik gelişmelerin görüşüleceğini aktaran Günaydın, yeni dönem yol haritasının belirlenerek yeni yasama yılına hazır hale gelineceğini vurguladı.
TBMM AÇILIŞ TÖRENİ VE RESEPSİYON AÇIKLAMASI
TBMM’nin 1 Ekim’deki açılış törenine ilişkin soruları yanıtlayan Gökhan Günaydın, "Biz İstiklal Marşı'nda ayağa kalkarız. Onun dışında YENİ Parti durması gerektiği gibi duracak. Resepsiyona katılmayacağız. Çünkü resepsiyon saatinde YENİ Parti’nin Merkez Yönetim Kurulu toplantısı yine genel merkezde yapılacak. Aslolan 1 Ekim'de Atatürk Anıtı'na çelenk sunulması ve arkasından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki açılış konuşmalarının yapılmasıdır. Resepsiyonda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın marifetlerine muhatap olmak isteyenler oralarda olurlar" şeklinde konuştu.
Gökhan Günaydın, partinin kurultay tarihinin belirlenip belirlenmediğine ilişkin soru üzerine şu bilgileri verdi:
"Kasım ayında gerçekleştirilecek kurultay. Henüz ilçe kongrelerimizi yapıyoruz. Sadece kendi tarihinde değil, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez tüm üyeleriyle seçim yapan, ilçe başkanlarını seçen bir partiyiz. Arkasından ekim ayı içerisinde il kongrelerimizi tamamlayacağız. Kasım ayı içerisinde de kurultayımızı yaparız. İlk kongrelerimizi bitirelim, orayı tümüyle bitirdikten sonra kurultay tarihimizi açıklarız. Muhtemelen kasımın ortası ya da 3. haftası gibi olabilir diye düşünüyorum."
YENİ PARTİ'DEN MİLLETVEKİLİ AYRILACAĞI İDDİALARI
YENİ Parti'den bir grup milletvekilinin ayrılarak CHP'ye geçeceği yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Günaydın, "Bu iddiaları dile getirenlere bakıyorum, gülüyorum, yani eski arkadaşlarımız tabii. Ben ‘öbür taraftan bize gelir’ bile demeyeceğim. Zaman gösterir ama şunu ifade edeyim: YENİ Parti'de kimler kaldı? YENİ Parti’de Erdoğan'ın şahsına değil, Erdoğan'ın kurduğu rejime ‘Hayır' diyenler kaldı. Her türlü tehdide rağmen konfor alanlarını terk edenler kaldı. Dolayısıyla bu taraftan öbür tarafa doğru gidecek olsaydı orada kalırdı zaten" dedi.
BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜK VE ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VURGUSU
Çerçeve yasa kapsamında TBMM’de kurulacak komisyon ve Abdullah Öcalan’ın bir alt komisyonda görev alacağı iddiaları ile ilgili soru üzerine Gökhan Günaydın, "Bizim buralardaki tavrımız çok açık. Biz bu memleketin bölünmez bütünlüğünden ve Atatürk milliyetçiliğinden yanayız. Kim ev yaptırıyor, kim ne sağlıyor onları Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan ile konuşmak lazım" açıklamasını yaptı.