Mor Dayanışma’dan eski eşi tarafından saldırıya uğrayan Aysel Aydemir davası için çağrı Haber: Nilgün Eser
Mor Dayanışma, 2023 yılında eski eşi Ferhat Bingöl tarafından öldürülmeye çalışılan ve yürütülen yargılama sonucunda sanığın 15 yılı kasten öldürmeye teşebbüs, 2 yılı ise ruhsatsız silah taşıma suçundan olmak üzere toplam 17 yıl hapis cezası aldığı Aysel Aydemir davasına ilişkin açıklamada bulundu.
Yargıtay’ın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen cezayı bozarak yargılamanın kasten yaralama suçlaması yönünde yürütülmesine karar vermesinin ardından Mor Dayanışma, Aysel Aydemir’in yeniden yargılanacağı duruşma için dayanışma çağrısı yaptı.
İzmir Karşıyaka Adliyesi’nde 27 Ekim Salı günü saat 13.00’te görülecek olan duruşma öncesinde Mor Dayanışma, Aysel Aydemir’in kaleme aldığı yazılı açıklamayı kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, Haziran 2023’te eski eşi Ferhat Bingöl’ün öldürmeye teşebbüs ettiği Aysel Aydemir’in yanında olunduğu vurgulandı. Yürütülen mücadeleler sonucunda fail Ferhat Bingöl’ün 15+2 yıl hapis cezası aldığı ancak Yargıtay’ın kararı bozması nedeniyle sanığın tahliye olma ihtimaliyle karşı karşıya kalındığı kaydedildi.
Aysel Aydemir, kaleme aldığı "Sesimi Duyun" başlıklı açıklamasında, 19 Haziran 2023 sabahı işe gitmek üzere yola çıktığı sırada boşandığı Ferhat Bingöl’ün önce pompalı tüfekle, tüfeğin tutukluk yapmasının ardından ise belinden çıkardığı tabancayla hayatına kastettiğini aktardı. Silahın tutukluk yapması ve saldırganın alkollü olması gibi etkenlerle hayatta kaldığını belirten Aydemir, kaçmaya çalışırken tabancadan çıkan mermilerin bacaklarına isabet ettiğini ve bacağında ağır bir kırık meydana geldiğini ifade etti.
Evliliği boyunca hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldığını belirten Aydemir, boşanmak istediğinde ölümle tehdit edildiğini kaydetti. Her boşanma talebinde eski eşinin annesi tarafından "Bizde boşanmak yok, öldürmek var" ifadeleriyle karşı karşıya kaldığını dile getiren Aydemir, yaşanan saldırının ardından davanın önce basit yaralama kapsamında başladığını, kadın platformlarının desteği ve verilen ifadeler sonucunda dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındığını belirtti.
İlk yargılama sonucunda sanığa öldürmeye teşebbüs suçundan 15 yıl, ruhsatsız silah taşıma suçundan ise 2 yıl olmak üzere toplam 17 yıl hapis cezası verildiğini hatırlatan Aydemir, Yargıtay’ın bozma kararı sonrasında dosyanın kasten yaralama kapsamında yeniden yargılama aşamasına geldiğini bildirdi.
Yaşadığı olayın basit bir yaralama değil cinayete teşebbüs olduğunu vurgulayan Aydemir, en büyük korkusunun yıllardır maruz kaldığı şiddet ve ölüm tehlikesinin yeniden kapısını çalması olduğunu söyledi. Sanığın cezaevinde bulunduğu dönemde dahi tehditlerini sürdürdüğünü ifade eden Aydemir, tahliye ihtimalinin kendisi için her gün hayatta kalma mücadelesi anlamına geldiğini kaydetti.
Aydemir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Ben bir kadınım. Şiddetten kurtulmak, boşanmak ve kendi hayatımı yeniden kurmak istediğim için ölmek istemiyorum. Benim tek istediğim yaşamak, çocuklarımın annesi olarak hayatıma devam etmek ve kendimi güvende hissetmek. Dosyada yer alan sabıka ve diğer adli kayıtların yetkili makamlar tarafından değerlendirilmesini, geçmişte yaşanan şiddetin ve tehditlerin dikkate alınmasını ve benim güvenliğimin göz ardı edilmemesini istiyorum. Buradan yetkililere, yargı mensuplarına, kadın örgütlerine, basına ve bu yazıyı okuyan herkese sesleniyorum: Lütfen benim sesimi duyun. Benim yerimde siz olabilirdiniz. Sabah işe giderken hayatınıza son verilmek istenebilirdi. Boşanmak istediğiniz için tehdit edilebilirdiniz. Kaçarken bacağınızdan vurulabilir, hayatınız boyunca taşıyacağınız fiziksel ve psikolojik yaralarla baş başa kalabilirdiniz. Ben bugün hâlâ yaşadığım için konuşabiliyorum. Ama sessiz kalırsak, başka bir kadın aynı şeyleri yaşamak zorunda kalabilir. Ben bir dosya numarası değilim. Ben bir istatistik değilim. Ben yaşamak isteyen bir kadınım. Adaletin yerini bulmasını, güvenliğimin sağlanmasını ve yaşadığım şiddetin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesini istiyorum. Lütfen sesim olun. Duyuramadığım sesimi duyurun. Umarım adalet yerini bulur. Umarım bir kadın daha eksilmez. Umarım hiçbir çocuk annesiz kalmaz."
Mor Dayanışma tarafından yapılan açıklamada, Aysel Aydemir’in adalet ve güvenlik talebine ses olmak ve dayanışmayı büyütmek amacıyla 27 Ekim Salı günü Karşıyaka Adliyesi’nde yeniden bir araya gelineceği bildirildi.
Mor Dayanışma, 2023 yılında eski eşi Ferhat Bingöl tarafından öldürülmeye çalışılan ve yürütülen yargılama sonucunda sanığın 15 yılı kasten öldürmeye teşebbüs, 2 yılı ise ruhsatsız silah taşıma suçundan olmak üzere toplam 17 yıl hapis cezası aldığı Aysel Aydemir davasına ilişkin açıklamada bulundu.
Yargıtay’ın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen cezayı bozarak yargılamanın kasten yaralama suçlaması yönünde yürütülmesine karar vermesinin ardından Mor Dayanışma, Aysel Aydemir’in yeniden yargılanacağı duruşma için dayanışma çağrısı yaptı.
YARGITAY CEZAYI BOZDU
İzmir Karşıyaka Adliyesi’nde 27 Ekim Salı günü saat 13.00’te görülecek olan duruşma öncesinde Mor Dayanışma, Aysel Aydemir’in kaleme aldığı yazılı açıklamayı kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, Haziran 2023’te eski eşi Ferhat Bingöl’ün öldürmeye teşebbüs ettiği Aysel Aydemir’in yanında olunduğu vurgulandı. Yürütülen mücadeleler sonucunda fail Ferhat Bingöl’ün 15+2 yıl hapis cezası aldığı ancak Yargıtay’ın kararı bozması nedeniyle sanığın tahliye olma ihtimaliyle karşı karşıya kalındığı kaydedildi.
"ŞİDDET EVLİLİĞİM BOYUNCA DEVAM ETTİ"
Aysel Aydemir, kaleme aldığı "Sesimi Duyun" başlıklı açıklamasında, 19 Haziran 2023 sabahı işe gitmek üzere yola çıktığı sırada boşandığı Ferhat Bingöl’ün önce pompalı tüfekle, tüfeğin tutukluk yapmasının ardından ise belinden çıkardığı tabancayla hayatına kastettiğini aktardı. Silahın tutukluk yapması ve saldırganın alkollü olması gibi etkenlerle hayatta kaldığını belirten Aydemir, kaçmaya çalışırken tabancadan çıkan mermilerin bacaklarına isabet ettiğini ve bacağında ağır bir kırık meydana geldiğini ifade etti.
Evliliği boyunca hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldığını belirten Aydemir, boşanmak istediğinde ölümle tehdit edildiğini kaydetti. Her boşanma talebinde eski eşinin annesi tarafından "Bizde boşanmak yok, öldürmek var" ifadeleriyle karşı karşıya kaldığını dile getiren Aydemir, yaşanan saldırının ardından davanın önce basit yaralama kapsamında başladığını, kadın platformlarının desteği ve verilen ifadeler sonucunda dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındığını belirtti.
AYSEL AYDEMİR'DEN YETKİLİLERE VE KAMUOYUNA ÇAĞRI
İlk yargılama sonucunda sanığa öldürmeye teşebbüs suçundan 15 yıl, ruhsatsız silah taşıma suçundan ise 2 yıl olmak üzere toplam 17 yıl hapis cezası verildiğini hatırlatan Aydemir, Yargıtay’ın bozma kararı sonrasında dosyanın kasten yaralama kapsamında yeniden yargılama aşamasına geldiğini bildirdi.
Yaşadığı olayın basit bir yaralama değil cinayete teşebbüs olduğunu vurgulayan Aydemir, en büyük korkusunun yıllardır maruz kaldığı şiddet ve ölüm tehlikesinin yeniden kapısını çalması olduğunu söyledi. Sanığın cezaevinde bulunduğu dönemde dahi tehditlerini sürdürdüğünü ifade eden Aydemir, tahliye ihtimalinin kendisi için her gün hayatta kalma mücadelesi anlamına geldiğini kaydetti.
Aydemir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Ben bir kadınım. Şiddetten kurtulmak, boşanmak ve kendi hayatımı yeniden kurmak istediğim için ölmek istemiyorum. Benim tek istediğim yaşamak, çocuklarımın annesi olarak hayatıma devam etmek ve kendimi güvende hissetmek. Dosyada yer alan sabıka ve diğer adli kayıtların yetkili makamlar tarafından değerlendirilmesini, geçmişte yaşanan şiddetin ve tehditlerin dikkate alınmasını ve benim güvenliğimin göz ardı edilmemesini istiyorum. Buradan yetkililere, yargı mensuplarına, kadın örgütlerine, basına ve bu yazıyı okuyan herkese sesleniyorum: Lütfen benim sesimi duyun. Benim yerimde siz olabilirdiniz. Sabah işe giderken hayatınıza son verilmek istenebilirdi. Boşanmak istediğiniz için tehdit edilebilirdiniz. Kaçarken bacağınızdan vurulabilir, hayatınız boyunca taşıyacağınız fiziksel ve psikolojik yaralarla baş başa kalabilirdiniz. Ben bugün hâlâ yaşadığım için konuşabiliyorum. Ama sessiz kalırsak, başka bir kadın aynı şeyleri yaşamak zorunda kalabilir. Ben bir dosya numarası değilim. Ben bir istatistik değilim. Ben yaşamak isteyen bir kadınım. Adaletin yerini bulmasını, güvenliğimin sağlanmasını ve yaşadığım şiddetin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesini istiyorum. Lütfen sesim olun. Duyuramadığım sesimi duyurun. Umarım adalet yerini bulur. Umarım bir kadın daha eksilmez. Umarım hiçbir çocuk annesiz kalmaz."
DURUŞMA 27 EKİM'DE KARŞIYAKA ADLİYESİ'NDE
Mor Dayanışma tarafından yapılan açıklamada, Aysel Aydemir’in adalet ve güvenlik talebine ses olmak ve dayanışmayı büyütmek amacıyla 27 Ekim Salı günü Karşıyaka Adliyesi’nde yeniden bir araya gelineceği bildirildi.