Sevda Karaca'dan Diyarbakır'daki GES projelerine tepki: Mera alanları 49 yıllığına şirkete tahsis edildi Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi'nde köylülerin ortak kullandığı mera alanlarının iki ayrı depolamalı Güneş Enerjisi Santralı (GES) projesi kapsamında özel bir şirkete 49 yıllığına tahsis edilmesine tepki göstererek, köylülerin geçim kaynaklarının ve bölgedeki kültürel mirasın tehlikede olduğunu belirtti.
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi'nde köy halkının ortak mera alanlarının iki ayrı GES projesi için tahsis edilmesine ilişkin üç bakana soru önergesi verdi. Karaca; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergelerinde mera tahsislerini, konuya ilişkin devam eden yargı süreçlerini, köylülerin üretim haklarının engellenmesini ve bölgede tespit edilen fosil olduğu değerlendirilen taşları gündeme getirdi.
Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi'nde yaşayan köylülerin ortak kullanımında bulunan mera alanlarının statüsü değiştirilerek Hazineye devredildi ve iki ayrı depolamalı Güneş Enerjisi Santralı (GES) projesi kapsamında Zenkar Nakliye İnşaat Temizlik Güvenlik Tarım ve Petrol Ürünleri Limited Şirketi'ne tahsis edildi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından şirkete bahse konu iki ayrı GES projesi için 49'ar yıllık elektrik üretim lisansı verildi. Zenkar 1 projesinin yaklaşık 227 dönüm, Zenkar 2 projesinin ise 313 dönümlük mera alanını kapsadığı belirtilirken, söz konusu şirketin sahibinin AKP Diyarbakır İl Yönetim Kurulu yedek üyesi Muzaffer Aslanhan olduğu basına yansıdı.
Ana geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olan Kervanpınar köylülerine herhangi bir bilgi verilmeden ve rızaları alınmadan gerçekleştirilen mera tahsislerine karşı başlatılan yargı süreçleri devam ediyor. Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin Zenkar 2 projesini mevcut haliyle uygun bulmamasına ve mera tahsisine, imar planına ile Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna karşı açılan davaların sürmesine rağmen şirketin projeyi hayata geçirmekte ısrar ettiği kaydedildi.
Şirket, 21 Ekim tarihinde jandarma ve çevik kuvvet ekipleri eşliğinde sahada çalışma yapmak üzere mera alanına girdi. Yaşam alanlarını, topraklarını ve merasını korumak isteyen Kervanpınar köylüleri ise 22 Ekim'de alanda çadır nöbeti başlattı. Ancak nöbet tutan köylüler güvenlik güçlerinin engellemeleriyle karşılaştı. Jandarma birliklerinin yalnızca şirketin çalışma yürüttüğü sahayı değil, köylülerin kendi mülkiyetlerinde bulunan tarım arazilerine geçiş güzergâhlarını da engellediği ve köylülerin daha sonra güvenlik birimlerince ifadeye çağrıldığı aktarıldı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya yönelttiği soru önergesinde 4342 sayılı Mera Kanunu'na dikkati çeken Karaca, kanunun temel amacının mera alanlarını korumak, geliştirmek ve kullanım hakkını doğrudan köylüye ve üreticiye vermek olduğunu belirtti. Karaca, 540 dönümden fazla mera alanının GES projelerine tahsis edilmesi neticesinde küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan yüzlerce yurttaşın üretim yapma imkânının elinden alındığını, köylülerin hayvanlarını otlatmasının fiilen engellendiğini ve kendi mülkiyetlerinde bulunan tarım arazilerine ve tarlalara erişimlerinin dahi kısıtlandığını ifade etti.
Karaca, Bakan Yumaklı'dan mera statüsünün hangi gerekçe ve kurumsal raporlara dayanılarak değiştirildiğinin, tahsis kararı alınırken köy halkının, mahalle muhtarlığının ve yerel üreticilerin görüş ve rızasının alınıp alınmadığının açıklanmasını istedi. Önergede ayrıca, 540 dönümden fazla mera alanının kapatılması sonucunda otlatma hakkından mahrum kalan hayvan varlığı sayısının ve bölge genelindeki hayvancılık ile süt ve et üretiminde ortaya çıkacak ekonomik zarara ilişkin herhangi bir etki analizi çalışmasının bulunup bulunmadığı soruldu.
Karaca önergesinde, mahkemece atanan bilirkişi heyetinin Zenkar 2 projesine ilişkin olumsuz tespitleri karşısında mera tahsis kararlarının iptal edilmesi, köylülerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve mera alanlarının yeniden tamamen köylülerin ortak kullanımına açılması yönünde bakanlıkça bir girişimde bulunulup bulunulmayacağını sordu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın yanıtlaması talebiyle verilen soru önergesinde Karaca, bilirkişi raporuna ve yargı mercilerinde devam eden yürütmeyi durdurma ile iptal davalarına rağmen projenin sahada fiilen sürdürülmesinin ve şirkete üretim lisanslarının verilmesinin gerekçesini gündeme getirdi.
Karaca, mera tahsisinin hangi objektif kriterlere göre yapıldığını ve karar süreçlerinde köylülerin görüşü ile rızasının alınıp alınmadığını sorarak, şirket sahibinin AKP Diyarbakır İl Yönetim Kurulu üyesi olmasının bahse konu idari kararların alınmasında etkili olup olmadığının kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
Soru önergesinde ayrıca jandarma ve kolluk kuvvetlerinin proje sahasının sınırları dışında kalan köylülerin kendi özel tarım arazilerine gidiş gelişlerini engellemesinin yasal dayanağı soruldu. Karaca, kamu kaynaklarıyla görev yapan güvenlik güçlerinin köylülerin karşısına dikilerek şirketin çıkarlarını koruması yönündeki talimat ve emrin kim tarafından verildiğinin açıklanmasını istedi. Karaca, halkın mağduriyetinin ortadan kaldırılması ve meraların rant uğruna talan edilmesinin durdurulması amacıyla Zenkar şirketine verilen GES elektrik üretim lisanslarının iptal edilmesinin bakanlığın gündeminde bulunup bulunmadığını da sordu.
Karaca'nın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a yönelttiği soru önergesinde ise proje uygulama sahasının tarihi ve arkeolojik niteliği gündeme taşındı. Kervanpınar köylülerinin nöbeti sırasında tarihi ve arkeolojik açıdan paha biçilemez nitelikte olabileceği değerlendirilen ve fosil olduğu düşünülen taşların bulunduğu kaydedildi. Sahaya ilişkin daha önce yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda da bölgedeki sit alanının genişletilmesi gerektiği, ilan edilen mevcut sit sınırlarının yeterli olmadığı ve proje sahasının arkeolojik açıdan mevcut sınırlarıyla korunmasının yetersiz kaldığı tespitlerine yer verildiği aktarıldı.
Karaca, Bakan Ersoy'a Diyarbakır Müze Müdürlüğü veya Bakanlığın yetkili kurulları tarafından sahada acil yüzey araştırması ya da tescil çalışması başlatılıp başlatılmadığını sordu. Zenkar 1 ve Zenkar 2 projelerinin ÇED süreçlerinde Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nden resmi görüş alınıp alınmadığının ve proje sahasında arkeolojik ya da paleontolojik sit alanı niteliği taşıyan unsurların önceden denetlenip denetlenmediğinin açıklanması istendi.
Önergede, sahada yeni bir taşınır veya taşınmaz kültür varlığı ya da paleontolojik bulgu ihtimali ortaya çıktığında alandaki fiziki müdahale ve inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması gerektiğine dikkati çekilerek, iş makinelerinin çalışması sürerken buluntuların geri dönülmez şekilde zarar görmemesi adına GES faaliyetlerinin durdurulup durdurulmadığı soruldu. Karaca ayrıca söz konusu buluntuların yerinde incelenmesi amacıyla arkeolog, paleontolog ve jeologlardan oluşan bağımsız bir bilim heyetinin bölgeye gönderilmesinin planlanıp planlanmadığını ve mera alanının koruma statüsünün belirlenmesi yönünde somut bir adım atılıp atılmayacağını sordu.
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi'nde köy halkının ortak mera alanlarının iki ayrı GES projesi için tahsis edilmesine ilişkin üç bakana soru önergesi verdi. Karaca; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergelerinde mera tahsislerini, konuya ilişkin devam eden yargı süreçlerini, köylülerin üretim haklarının engellenmesini ve bölgede tespit edilen fosil olduğu değerlendirilen taşları gündeme getirdi.
Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi'nde yaşayan köylülerin ortak kullanımında bulunan mera alanlarının statüsü değiştirilerek Hazineye devredildi ve iki ayrı depolamalı Güneş Enerjisi Santralı (GES) projesi kapsamında Zenkar Nakliye İnşaat Temizlik Güvenlik Tarım ve Petrol Ürünleri Limited Şirketi'ne tahsis edildi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından şirkete bahse konu iki ayrı GES projesi için 49'ar yıllık elektrik üretim lisansı verildi. Zenkar 1 projesinin yaklaşık 227 dönüm, Zenkar 2 projesinin ise 313 dönümlük mera alanını kapsadığı belirtilirken, söz konusu şirketin sahibinin AKP Diyarbakır İl Yönetim Kurulu yedek üyesi Muzaffer Aslanhan olduğu basına yansıdı.
Ana geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olan Kervanpınar köylülerine herhangi bir bilgi verilmeden ve rızaları alınmadan gerçekleştirilen mera tahsislerine karşı başlatılan yargı süreçleri devam ediyor. Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin Zenkar 2 projesini mevcut haliyle uygun bulmamasına ve mera tahsisine, imar planına ile Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna karşı açılan davaların sürmesine rağmen şirketin projeyi hayata geçirmekte ısrar ettiği kaydedildi.
Şirket, 21 Ekim tarihinde jandarma ve çevik kuvvet ekipleri eşliğinde sahada çalışma yapmak üzere mera alanına girdi. Yaşam alanlarını, topraklarını ve merasını korumak isteyen Kervanpınar köylüleri ise 22 Ekim'de alanda çadır nöbeti başlattı. Ancak nöbet tutan köylüler güvenlik güçlerinin engellemeleriyle karşılaştı. Jandarma birliklerinin yalnızca şirketin çalışma yürüttüğü sahayı değil, köylülerin kendi mülkiyetlerinde bulunan tarım arazilerine geçiş güzergâhlarını da engellediği ve köylülerin daha sonra güvenlik birimlerince ifadeye çağrıldığı aktarıldı.
KÖYLÜLERİN GEÇİM KAYNAĞI YOK EDİLİYOR
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya yönelttiği soru önergesinde 4342 sayılı Mera Kanunu'na dikkati çeken Karaca, kanunun temel amacının mera alanlarını korumak, geliştirmek ve kullanım hakkını doğrudan köylüye ve üreticiye vermek olduğunu belirtti. Karaca, 540 dönümden fazla mera alanının GES projelerine tahsis edilmesi neticesinde küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan yüzlerce yurttaşın üretim yapma imkânının elinden alındığını, köylülerin hayvanlarını otlatmasının fiilen engellendiğini ve kendi mülkiyetlerinde bulunan tarım arazilerine ve tarlalara erişimlerinin dahi kısıtlandığını ifade etti.
Karaca, Bakan Yumaklı'dan mera statüsünün hangi gerekçe ve kurumsal raporlara dayanılarak değiştirildiğinin, tahsis kararı alınırken köy halkının, mahalle muhtarlığının ve yerel üreticilerin görüş ve rızasının alınıp alınmadığının açıklanmasını istedi. Önergede ayrıca, 540 dönümden fazla mera alanının kapatılması sonucunda otlatma hakkından mahrum kalan hayvan varlığı sayısının ve bölge genelindeki hayvancılık ile süt ve et üretiminde ortaya çıkacak ekonomik zarara ilişkin herhangi bir etki analizi çalışmasının bulunup bulunmadığı soruldu.
Karaca önergesinde, mahkemece atanan bilirkişi heyetinin Zenkar 2 projesine ilişkin olumsuz tespitleri karşısında mera tahsis kararlarının iptal edilmesi, köylülerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve mera alanlarının yeniden tamamen köylülerin ortak kullanımına açılması yönünde bakanlıkça bir girişimde bulunulup bulunulmayacağını sordu.
ENERJİ BAKANI'NA LİSANSLARIN GEREKÇESİ VE SİYASİ BAĞLANTI SORULARI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın yanıtlaması talebiyle verilen soru önergesinde Karaca, bilirkişi raporuna ve yargı mercilerinde devam eden yürütmeyi durdurma ile iptal davalarına rağmen projenin sahada fiilen sürdürülmesinin ve şirkete üretim lisanslarının verilmesinin gerekçesini gündeme getirdi.
Karaca, mera tahsisinin hangi objektif kriterlere göre yapıldığını ve karar süreçlerinde köylülerin görüşü ile rızasının alınıp alınmadığını sorarak, şirket sahibinin AKP Diyarbakır İl Yönetim Kurulu üyesi olmasının bahse konu idari kararların alınmasında etkili olup olmadığının kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
Soru önergesinde ayrıca jandarma ve kolluk kuvvetlerinin proje sahasının sınırları dışında kalan köylülerin kendi özel tarım arazilerine gidiş gelişlerini engellemesinin yasal dayanağı soruldu. Karaca, kamu kaynaklarıyla görev yapan güvenlik güçlerinin köylülerin karşısına dikilerek şirketin çıkarlarını koruması yönündeki talimat ve emrin kim tarafından verildiğinin açıklanmasını istedi. Karaca, halkın mağduriyetinin ortadan kaldırılması ve meraların rant uğruna talan edilmesinin durdurulması amacıyla Zenkar şirketine verilen GES elektrik üretim lisanslarının iptal edilmesinin bakanlığın gündeminde bulunup bulunmadığını da sordu.
GES SAHASINDA FOSİL OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN TAŞLAR BULUNDU
Karaca'nın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a yönelttiği soru önergesinde ise proje uygulama sahasının tarihi ve arkeolojik niteliği gündeme taşındı. Kervanpınar köylülerinin nöbeti sırasında tarihi ve arkeolojik açıdan paha biçilemez nitelikte olabileceği değerlendirilen ve fosil olduğu düşünülen taşların bulunduğu kaydedildi. Sahaya ilişkin daha önce yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda da bölgedeki sit alanının genişletilmesi gerektiği, ilan edilen mevcut sit sınırlarının yeterli olmadığı ve proje sahasının arkeolojik açıdan mevcut sınırlarıyla korunmasının yetersiz kaldığı tespitlerine yer verildiği aktarıldı.
Karaca, Bakan Ersoy'a Diyarbakır Müze Müdürlüğü veya Bakanlığın yetkili kurulları tarafından sahada acil yüzey araştırması ya da tescil çalışması başlatılıp başlatılmadığını sordu. Zenkar 1 ve Zenkar 2 projelerinin ÇED süreçlerinde Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nden resmi görüş alınıp alınmadığının ve proje sahasında arkeolojik ya da paleontolojik sit alanı niteliği taşıyan unsurların önceden denetlenip denetlenmediğinin açıklanması istendi.
Önergede, sahada yeni bir taşınır veya taşınmaz kültür varlığı ya da paleontolojik bulgu ihtimali ortaya çıktığında alandaki fiziki müdahale ve inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması gerektiğine dikkati çekilerek, iş makinelerinin çalışması sürerken buluntuların geri dönülmez şekilde zarar görmemesi adına GES faaliyetlerinin durdurulup durdurulmadığı soruldu. Karaca ayrıca söz konusu buluntuların yerinde incelenmesi amacıyla arkeolog, paleontolog ve jeologlardan oluşan bağımsız bir bilim heyetinin bölgeye gönderilmesinin planlanıp planlanmadığını ve mera alanının koruma statüsünün belirlenmesi yönünde somut bir adım atılıp atılmayacağını sordu.