TBMM 1 Ekim’de yeni yasama yılına başlıyor: Fon krizi, dijital konaklama ve 13. Yargı Paketi gündemde TBMM’de 10 Ağustos’ta çerçeve yasanın kabul edilmesinin ardından başlayan ara 1 Ekim’de sona erecek. Genel Kurul, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00’te özel gündemle toplanacak. Aynı akşam TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından açılış resepsiyonu düzenlenecek. Meclis çalışmalarının 6 Ekim Salı günü başlaması planlanıyor.
Yeni yasama yılının ilk gündem başlıklarından birini kamuoyunda “fon krizi” olarak ifade edilen gelişmelerle ilgili Meclis araştırması taleplerinin oluşturması bekleniyor.
Muhalefet partileri konuya ilişkin Meclis araştırması açılması çağrıları yaparken, bu kapsamda önergeler hazırlanıyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da daha önce yaptığı açıklamada, teklif gelmesi halinde konunun bütün boyutlarıyla incelenmesi amacıyla araştırma komisyonu kurulabileceğini belirtmişti.
AKP’li yetkililer ise araştırmanın doğrudan “fon krizi” başlığıyla değil, genel olarak yatırım araçlarını kapsayacak şekilde oluşturulabileceğini ifade etti. Yetkililer, Meclis açıldıktan sonra konunun yararlı bulunması halinde araştırma komisyonu kurulabileceğini belirtti.
Genel Kurul’da görüşülmesi beklenen düzenlemeler arasında, geçen yasama yılında TBMM Başkanlığına sunulan ancak görüşmeleri tamamlanamayan Türk Kızılay Kanun Teklifi de bulunuyor. TBMM kayıtlarında 15 Mayıs 2026 tarihli ve 2/3690 esas numaralı teklifin gündemde olduğu görülüyor.
Dokuz maddelik teklifle Türk Kızılayın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin düzenlemeler yapılması öngörülüyor.
Teklife göre Türk Kızılayın uluslararası sözleşmeler kapsamında sahip olduğu münhasır hak ve yükümlülükleri amaç edinen başka bir tüzel kişilik kurulamayacak. Türk Kızılay; Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Kızılay Cemiyeti, Kızılay Derneği, Kızılay Cemiyeti ve Kızılay adlarını da kullanabilecek.
Afet ve acil durumlar ile savaş, çatışma ve olağanüstü dönemlerde ilk yardım, afet lojistiği ve geçici barınmaya yönelik bazı ürün ve hizmetlerin stratejik nitelikte alım kapsamında değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda belirli alımların Kamu İhale Kanunu’na tabi olmaksızın Türk Kızılaydan veya sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu iktisadi işletme, iştirak ve şirketlerden doğrudan yapılabilmesi düzenleniyor.
Teklifte, ihtiyaç sahibi kişilere yapılacak yardımlarda mükerrerliğin önlenmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki sosyal yardım verilerinin protokol kapsamında Türk Kızılay ile paylaşılmasına da yer veriliyor.
Verilere erişimin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında ve yalnızca görev gerektirdiği ölçüde yetkilendirilen kişiler tarafından yapılması öngörülüyor.
Teklif ayrıca Türk Kızılayın kuruluş amacı doğrultusunda ticari amaç taşımadan ithal edeceği bazı bilimsel ve tıbbi cihazlar ile insan kaynaklı tedavi edici maddeler ve belirli ürünlerin gümrük vergilerinden muaf tutulmasını içeriyor.
Afet, savaş ve çatışma dönemlerinde faaliyet bölgesinde görev yapan personele nakdi tazminat ödenmesi de teklif kapsamında düzenleniyor.
AKP tarafından 10 Ağustos’ta TBMM’ye sunulan Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi de komisyonlarda ele alınacak. TBMM kayıtlarına göre 2/3803 esas numaralı teklif komisyonda bulunuyor. Düzenlemeyle yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerinin hukuki çerçeveye alınması, faaliyet alanlarının belirlenmesi, Bakanlık tarafından izin belgesi verilmesi ve Türkiye’de temsilci bulundurma yükümlülüğü getirilmesi öngörülüyor.
Teklife göre yabancı dijital konaklama platformlarının Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alması gerekecek. Halen faaliyet gösteren platformların ise yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde izin belgesi alması öngörülüyor.
Düzenlemede ayrıca yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına turizm payı ödemesi ve faaliyetlerini izin belgesi kapsamıyla sınırlı şekilde yürütmesi öngörülüyor. Platformların başka ürünlerin satış ve pazarlamasını gerçekleştirmemesi ve Türkiye’deki faaliyetlerinde Türk hukukuna tabi olması da teklifin düzenlemeleri arasında yer alıyor.
AKP Grubu tarafından elektronik sigara da dahil olmak üzere tütün ürünlerinin kamusal alanlarda kullanımının sınırlandırılmasına yönelik bir kanun teklifi üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
Çalışmalarda özellikle kamu binalarının çevresi, hastane bahçeleri, acil servis girişleri, okul bahçeleri ve oyun alanlarında tütün ürünlerinin kullanımına ilişkin sınırlamalar gündeme geliyor.
Sağlık Bakanlığının yürüttüğü çalışmalar doğrultusunda hazırlanan taslağın 20-25 maddeden oluşması planlanıyor. Maddelerin 4 veya 5’inin kamusal alanlarda sigara kullanımına yönelik sınırlamalardan oluşması öngörülüyor.
Geçen yıl başlatılan çalışmada tütün ürünlerine ilişkin düzenlemelerin yanı sıra Sağlık Bakanlığının teşkilat yapısı ve aile sağlığı merkezlerinin sunduğu hizmetlere yönelik düzenlemelerin de yer alması planlanıyor. Teklifin ekim ayı içinde TBMM’ye sunulması hedefleniyor.
Adalet Bakanlığı ile AKP Grubu tarafından üzerinde çalışılan 13. Yargı Paketi’nin de ekim ayında TBMM gündemine getirilmesi planlanıyor.
Pakette nafaka ve boşanma başta olmak üzere aile hukukuna ilişkin düzenlemelerin yer alması öngörülüyor. Çalışmada kamuoyunda “süresiz nafaka” olarak tartışılan uygulamaya ilişkin yeni bir sistem oluşturulması ve nafaka miktarının evlilik süresi ile boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süre dikkate alınarak belirlenmesi öngörülüyor. Çalışamayacak durumda olan veya ileri yaştaki kadınlar için nafaka süresinin daha uzun tutulabilmesi de değerlendiriliyor.
Boşanma davalarının uzun sürmesinden kaynaklanan sorunların giderilmesine yönelik düzenlemeler de paketin başlıkları arasında bulunuyor. Buna göre önce boşanma kararının verilmesi, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi konuların ise daha sonra açılacak davalarda karara bağlanması öngörülüyor.
Geçen yasama yılında gündeme gelen ancak çalışmaların tamamlanmaması nedeniyle ertelenen sosyal medya düzenlemesinin de 13. Yargı Paketi kapsamında ele alınması bekleniyor.
Taslak çalışmada, sosyal medya hesaplarının gerçek kişiler tarafından kullanılmasının sağlanması amacıyla platformlara girişte e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yapılması öngörülüyor.
Sosyal medya platformlarına çeşitli yükümlülükler getirilmesi ve bu yükümlülükleri yerine getirmeyen ağ sağlayıcılarına yaptırım uygulanması planlanıyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde uygulamaya geçiş için belirli bir takvim oluşturulması öngörülüyor.
Çalışmada sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda hesap sahiplerinin tespitinin kolaylaştırılması ile bot ve sahte hesapların önlenmesi hedefleniyor.
Fon krizi için araştırma önerileri gündemde
Yeni yasama yılının ilk gündem başlıklarından birini kamuoyunda “fon krizi” olarak ifade edilen gelişmelerle ilgili Meclis araştırması taleplerinin oluşturması bekleniyor.
Muhalefet partileri konuya ilişkin Meclis araştırması açılması çağrıları yaparken, bu kapsamda önergeler hazırlanıyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da daha önce yaptığı açıklamada, teklif gelmesi halinde konunun bütün boyutlarıyla incelenmesi amacıyla araştırma komisyonu kurulabileceğini belirtmişti.
AKP’li yetkililer ise araştırmanın doğrudan “fon krizi” başlığıyla değil, genel olarak yatırım araçlarını kapsayacak şekilde oluşturulabileceğini ifade etti. Yetkililer, Meclis açıldıktan sonra konunun yararlı bulunması halinde araştırma komisyonu kurulabileceğini belirtti.
Genel Kurulun ilk gündemlerinden biri Türk Kızılay Kanun Teklifi
Genel Kurul’da görüşülmesi beklenen düzenlemeler arasında, geçen yasama yılında TBMM Başkanlığına sunulan ancak görüşmeleri tamamlanamayan Türk Kızılay Kanun Teklifi de bulunuyor. TBMM kayıtlarında 15 Mayıs 2026 tarihli ve 2/3690 esas numaralı teklifin gündemde olduğu görülüyor.
Dokuz maddelik teklifle Türk Kızılayın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin düzenlemeler yapılması öngörülüyor.
Teklife göre Türk Kızılayın uluslararası sözleşmeler kapsamında sahip olduğu münhasır hak ve yükümlülükleri amaç edinen başka bir tüzel kişilik kurulamayacak. Türk Kızılay; Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Kızılay Cemiyeti, Kızılay Derneği, Kızılay Cemiyeti ve Kızılay adlarını da kullanabilecek.
Afet ve acil durumlar ile savaş, çatışma ve olağanüstü dönemlerde ilk yardım, afet lojistiği ve geçici barınmaya yönelik bazı ürün ve hizmetlerin stratejik nitelikte alım kapsamında değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda belirli alımların Kamu İhale Kanunu’na tabi olmaksızın Türk Kızılaydan veya sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu iktisadi işletme, iştirak ve şirketlerden doğrudan yapılabilmesi düzenleniyor.
Sosyal yardım verileri Kızılay ile paylaşılabilecek
Teklifte, ihtiyaç sahibi kişilere yapılacak yardımlarda mükerrerliğin önlenmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki sosyal yardım verilerinin protokol kapsamında Türk Kızılay ile paylaşılmasına da yer veriliyor.
Verilere erişimin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında ve yalnızca görev gerektirdiği ölçüde yetkilendirilen kişiler tarafından yapılması öngörülüyor.
Teklif ayrıca Türk Kızılayın kuruluş amacı doğrultusunda ticari amaç taşımadan ithal edeceği bazı bilimsel ve tıbbi cihazlar ile insan kaynaklı tedavi edici maddeler ve belirli ürünlerin gümrük vergilerinden muaf tutulmasını içeriyor.
Afet, savaş ve çatışma dönemlerinde faaliyet bölgesinde görev yapan personele nakdi tazminat ödenmesi de teklif kapsamında düzenleniyor.
Dijital konaklama platformları için izin şartı
AKP tarafından 10 Ağustos’ta TBMM’ye sunulan Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi de komisyonlarda ele alınacak. TBMM kayıtlarına göre 2/3803 esas numaralı teklif komisyonda bulunuyor. Düzenlemeyle yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerinin hukuki çerçeveye alınması, faaliyet alanlarının belirlenmesi, Bakanlık tarafından izin belgesi verilmesi ve Türkiye’de temsilci bulundurma yükümlülüğü getirilmesi öngörülüyor.
Teklife göre yabancı dijital konaklama platformlarının Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alması gerekecek. Halen faaliyet gösteren platformların ise yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde izin belgesi alması öngörülüyor.
Düzenlemede ayrıca yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına turizm payı ödemesi ve faaliyetlerini izin belgesi kapsamıyla sınırlı şekilde yürütmesi öngörülüyor. Platformların başka ürünlerin satış ve pazarlamasını gerçekleştirmemesi ve Türkiye’deki faaliyetlerinde Türk hukukuna tabi olması da teklifin düzenlemeleri arasında yer alıyor.
Kamusal alanlarda tütün ürünlerine yönelik yeni sınırlama hazırlığı
AKP Grubu tarafından elektronik sigara da dahil olmak üzere tütün ürünlerinin kamusal alanlarda kullanımının sınırlandırılmasına yönelik bir kanun teklifi üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
Çalışmalarda özellikle kamu binalarının çevresi, hastane bahçeleri, acil servis girişleri, okul bahçeleri ve oyun alanlarında tütün ürünlerinin kullanımına ilişkin sınırlamalar gündeme geliyor.
Sağlık Bakanlığının yürüttüğü çalışmalar doğrultusunda hazırlanan taslağın 20-25 maddeden oluşması planlanıyor. Maddelerin 4 veya 5’inin kamusal alanlarda sigara kullanımına yönelik sınırlamalardan oluşması öngörülüyor.
Geçen yıl başlatılan çalışmada tütün ürünlerine ilişkin düzenlemelerin yanı sıra Sağlık Bakanlığının teşkilat yapısı ve aile sağlığı merkezlerinin sunduğu hizmetlere yönelik düzenlemelerin de yer alması planlanıyor. Teklifin ekim ayı içinde TBMM’ye sunulması hedefleniyor.
13. Yargı Paketi için hazırlık sürüyor
Adalet Bakanlığı ile AKP Grubu tarafından üzerinde çalışılan 13. Yargı Paketi’nin de ekim ayında TBMM gündemine getirilmesi planlanıyor.
Pakette nafaka ve boşanma başta olmak üzere aile hukukuna ilişkin düzenlemelerin yer alması öngörülüyor. Çalışmada kamuoyunda “süresiz nafaka” olarak tartışılan uygulamaya ilişkin yeni bir sistem oluşturulması ve nafaka miktarının evlilik süresi ile boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süre dikkate alınarak belirlenmesi öngörülüyor. Çalışamayacak durumda olan veya ileri yaştaki kadınlar için nafaka süresinin daha uzun tutulabilmesi de değerlendiriliyor.
Boşanma davalarının uzun sürmesinden kaynaklanan sorunların giderilmesine yönelik düzenlemeler de paketin başlıkları arasında bulunuyor. Buna göre önce boşanma kararının verilmesi, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi konuların ise daha sonra açılacak davalarda karara bağlanması öngörülüyor.
Sosyal medya hesapları için kimlik doğrulaması gündemde
Geçen yasama yılında gündeme gelen ancak çalışmaların tamamlanmaması nedeniyle ertelenen sosyal medya düzenlemesinin de 13. Yargı Paketi kapsamında ele alınması bekleniyor.
Taslak çalışmada, sosyal medya hesaplarının gerçek kişiler tarafından kullanılmasının sağlanması amacıyla platformlara girişte e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yapılması öngörülüyor.
Sosyal medya platformlarına çeşitli yükümlülükler getirilmesi ve bu yükümlülükleri yerine getirmeyen ağ sağlayıcılarına yaptırım uygulanması planlanıyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde uygulamaya geçiş için belirli bir takvim oluşturulması öngörülüyor.
Çalışmada sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda hesap sahiplerinin tespitinin kolaylaştırılması ile bot ve sahte hesapların önlenmesi hedefleniyor.
Yargı Paketi’ne ilişkin kanun teklifinin ekim ayı içinde TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.