Tez-Koop-İş Sendikası'ndan liman işçilerine destek: Savaşa ve sömürüye karşı uluslararası dayanışma çağrısı Ticaret, kooperatif, eğitim, büro ve güzel sanatlar işkolunda faaliyet yürüten Tez-Koop-İş Sendikası, Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika kıtasına kadar 100'e yakın limanda iş bırakan liman işçilerinin emperyalist savaş makinelerine ve sömürü politikalarına karşı başlattığı küresel grev ve direnişi dayanışma duygularıyla selamladığını açıkladı.
Tez-Koop-İş Sendikası tarafından yapılan "Limanlardan Yükselen Ses Bizim De Sesimizdir: Savaşa ve Sömürüye Karşı Yaşasın Uluslararası İşçi Dayanışması!" başlıklı basın açıklamasında, uluslararası işçi sınıfının, emperyalistlerin dünya halklarına reva gördüğü yıkım, yoksulluk ve savaş politikalarına karşı tarihsel bir eşikte sesini yükselttiği kaydedildi.
Açıklamada, 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika kıtasına kadar 100'e yakın limanda iş bırakan liman işçilerinin, emperyalist savaş makinelerinin çarkı olmayı reddederek tüm dünya işçi sınıfına onurlu bir mücadele dersi verdiği belirtildi.
Liman işçilerinin eylemine ilişkin ayrıntıların paylaşıldığı açıklamada, “Limanlar Barış İçin! / İnsana Yakışır İşler!” şiarıyla örgütlenen bu uluslararası eylem gününde liman işçilerinin, küresel tedarik zincirlerinin ve lojistiğin emperyalist saldırganlığın hizmetine sunulmasına karşı işçi sınıfının sesi olduğu vurgulandı.
Yunanistan’dan İtalya’ya, Fas’tan Türkiye’ye uzanan hat boyunca liman işçilerinin kararlı bir duruş sergilediği ifade edilen açıklamada, liman emekçilerinin dünya halklarının üzerine ölüm yağdıran silahların ve askeri mühimmatların taşınmasına aracılık etmeyeceklerini açıkça ilan ettikleri aktarıldı.
Emperyalist tekellerin ve egemen güçlerin pazar paylarını büyütmek ve jeopolitik çıkarlarını korumak adına dünyayı kana ve kaosa sürüklediğine dikkat çekilen açıklamada, oluşan faturanın her zaman olduğu gibi emekçilere çıkarılmak istendiği kaydedildi. Açıklamada, savaş bütçeleri katlanarak artarken halkın payına yüksek enflasyon, kemer sıkma politikaları, güvencesiz çalışma koşulları ve derinleşen yoksulluğun düştüğü ifade edildi.
Liman işçilerinin ortaya koyduğu tarihsel direnişin, savaş karşıtı tutumun ekonomik ve sendikal hak mücadelesinden bağımsız olmadığını hatırlattığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Tarihin en kritik dönemeçlerinde savaşlara, emperyalist sevkiyatlara ve zulme karşı barikat olmuş köklü bir mücadele geleneğine sahip olan liman işçileri, geçmişten bugüne taşıdıkları bu sınıfsal hafızadan ve tarihsel köklerinden aldıkları güçle, bir kez daha sermayenin kanlı ticaretine geçit vermeyeceklerini ilan etmektedir. Silah sevkiyatlarının durdurulması talebiyle; toplu iş sözleşmesi hakkı, insan onuruna yakışır ücretler, iş güvencesi, daha kısa çalışma süreleri ve güvenli çalışma ortamı talepleri aynı mücadele hattında birleşmektedir."
Ticaret, kooperatif, eğitim, büro ve güzel sanatlar işkolundaki emekçilerin hak mücadelesini yürüten Tez-Koop-İş Sendikası olarak sermayenin sınır tanımayan saldırılarına karşı emeğin uluslararası dayanışmasının temel ilke kabul edildiği aktarılan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Dünya halklarının birbirine kırdırıldığı haksız savaşlara, militarizme ve kaynakların silahlanmaya aktarılmasına karşı barışı; emeğin değersizleştirilmesine karşı örgütlü mücadeleyi savunmanın tüm işçi sınıfının ortak sorumluluğu olduğunu biliyoruz. Bürolarda, mağazalarda, depolarda, üniversitelerde çalışan on binlerce üyemizle birlikte; limanlarda barış için barikat kuran, gemilere silah yüklemeyi reddeden ve insanca yaşam mücadelesi veren dünya liman işçilerinin grevini ve direnişini dayanışma duygularımızla selamlıyoruz. Limanlar savaşa değil, barışa hizmet etsin! Savaşa değil, emeğe ve insanca yaşama kaynak! Yaşasın uluslararası işçi sınıfı dayanışması!"
Tez-Koop-İş Sendikası tarafından yapılan "Limanlardan Yükselen Ses Bizim De Sesimizdir: Savaşa ve Sömürüye Karşı Yaşasın Uluslararası İşçi Dayanışması!" başlıklı basın açıklamasında, uluslararası işçi sınıfının, emperyalistlerin dünya halklarına reva gördüğü yıkım, yoksulluk ve savaş politikalarına karşı tarihsel bir eşikte sesini yükselttiği kaydedildi.
Açıklamada, 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika kıtasına kadar 100'e yakın limanda iş bırakan liman işçilerinin, emperyalist savaş makinelerinin çarkı olmayı reddederek tüm dünya işçi sınıfına onurlu bir mücadele dersi verdiği belirtildi.
LİMANLAR BARIŞ İÇİN VE İNSANA YAKIŞIR İŞLER
Liman işçilerinin eylemine ilişkin ayrıntıların paylaşıldığı açıklamada, “Limanlar Barış İçin! / İnsana Yakışır İşler!” şiarıyla örgütlenen bu uluslararası eylem gününde liman işçilerinin, küresel tedarik zincirlerinin ve lojistiğin emperyalist saldırganlığın hizmetine sunulmasına karşı işçi sınıfının sesi olduğu vurgulandı.
Yunanistan’dan İtalya’ya, Fas’tan Türkiye’ye uzanan hat boyunca liman işçilerinin kararlı bir duruş sergilediği ifade edilen açıklamada, liman emekçilerinin dünya halklarının üzerine ölüm yağdıran silahların ve askeri mühimmatların taşınmasına aracılık etmeyeceklerini açıkça ilan ettikleri aktarıldı.
İŞÇİLER SAVAŞ İÇİN ÇALIŞMAZ
Emperyalist tekellerin ve egemen güçlerin pazar paylarını büyütmek ve jeopolitik çıkarlarını korumak adına dünyayı kana ve kaosa sürüklediğine dikkat çekilen açıklamada, oluşan faturanın her zaman olduğu gibi emekçilere çıkarılmak istendiği kaydedildi. Açıklamada, savaş bütçeleri katlanarak artarken halkın payına yüksek enflasyon, kemer sıkma politikaları, güvencesiz çalışma koşulları ve derinleşen yoksulluğun düştüğü ifade edildi.
Liman işçilerinin ortaya koyduğu tarihsel direnişin, savaş karşıtı tutumun ekonomik ve sendikal hak mücadelesinden bağımsız olmadığını hatırlattığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Tarihin en kritik dönemeçlerinde savaşlara, emperyalist sevkiyatlara ve zulme karşı barikat olmuş köklü bir mücadele geleneğine sahip olan liman işçileri, geçmişten bugüne taşıdıkları bu sınıfsal hafızadan ve tarihsel köklerinden aldıkları güçle, bir kez daha sermayenin kanlı ticaretine geçit vermeyeceklerini ilan etmektedir. Silah sevkiyatlarının durdurulması talebiyle; toplu iş sözleşmesi hakkı, insan onuruna yakışır ücretler, iş güvencesi, daha kısa çalışma süreleri ve güvenli çalışma ortamı talepleri aynı mücadele hattında birleşmektedir."
DİRENEN LİMAN İŞÇİLERİNİ SELAMLIYORUZ
Ticaret, kooperatif, eğitim, büro ve güzel sanatlar işkolundaki emekçilerin hak mücadelesini yürüten Tez-Koop-İş Sendikası olarak sermayenin sınır tanımayan saldırılarına karşı emeğin uluslararası dayanışmasının temel ilke kabul edildiği aktarılan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Dünya halklarının birbirine kırdırıldığı haksız savaşlara, militarizme ve kaynakların silahlanmaya aktarılmasına karşı barışı; emeğin değersizleştirilmesine karşı örgütlü mücadeleyi savunmanın tüm işçi sınıfının ortak sorumluluğu olduğunu biliyoruz. Bürolarda, mağazalarda, depolarda, üniversitelerde çalışan on binlerce üyemizle birlikte; limanlarda barış için barikat kuran, gemilere silah yüklemeyi reddeden ve insanca yaşam mücadelesi veren dünya liman işçilerinin grevini ve direnişini dayanışma duygularımızla selamlıyoruz. Limanlar savaşa değil, barışa hizmet etsin! Savaşa değil, emeğe ve insanca yaşama kaynak! Yaşasın uluslararası işçi sınıfı dayanışması!"