YENİ Parti'den "fon krizine" çözüm için kanun teklifi YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında, kapatılan 131 yatırım fonu nedeniyle yaşanan "fon krizine" ilişkin partisinin çözüm önerilerini içeren kanun teklifini kamuoyuna açıklayarak, kamu kaynağı kullanılmadan ve vatandaşlara ek vergi yükü getirilmeden mağduriyetlerin yüzde 80'inden fazlasının giderilebileceğini belirtti.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gerçekleştirdiği basın toplantısında, kamuoyunda "fon vurgunu" olarak bilinen konuya ilişkin partisinin çözüm yollarını içeren kanun teklifine dair detaylı açıklamalarda bulundu.
Daha önce yapılan uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını kaydeden YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, kamu otoritesinin denetim ve gözetim eksikliği bulunduğunu ifade etti. Özlale, "10 ay öncesinden sadece bizim değil, Sayın Hazine ve Maliye Bakanının, o dönem eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanının uyarılarına rağmen hiçbir önlem alınmaması, bugün çok büyük bir yatırım fonu krizine ve aynı zamanda düşük ve orta gelirli vatandaşları daha çok etkileyen bir servet krizine dönüşmüş durumdadır" ifadelerini kullandı.
Krizin sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Özlale, "Bu işin içerisinde kamu bürokrasisi ile siyasetçilerin olduğu kesindir. Kamu bürokrasisi ile siyaset olmadan, bütün uyarılarımıza rağmen, bütün bu bizim daha önceden isim isim açıklamamıza rağmen herhangi bir önlem alınmaması manidardır. Bu kadar büyük bir kriz ancak ve ancak üst düzey bürokrasinin ve siyasetçinin yol vermesiyle meydana gelmiştir" dedi.
Özlale, Meclis'in açıldığı ilk gün konunun araştırılması amacıyla önerge vereceklerini belirterek, "Bugün ise karşınızda YENİ Parti olarak hazırladığımız ve bu yatırım fonu krizinden dolayı oluşan mağduriyetten sonra kapatılan 131 tane yatırım fonu için adil bir tasfiye sürecini anlattığımız kanun teklifiyle karşınızdayım" değerlendirmesinde bulundu.
Yatırım fonu mağdurlarının ağırlıklı olarak düşük ve alt-orta gelirli kesimlerden oluştuğunu ifade eden Özlale, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Burada biz bir çok telefon da alıyoruz, sosyal medyada da görüyoruz. Bu mağdurlar yüksek getiri peşinde koşan ve para hırsı olan insanlar olarak karikatürize ediliyor. İlk önce buna karşı çıktığımızı söylemeliyiz. İşte dün bu mağdurlarla ilgili çeşitli bilgiler ortaya çıktı. Bu mağdurların çok önemli bir kısmı düşük ve alt-orta gelirli tabakadan. Bu insanlar gerçekten yılı değil, ayı değil, haftayı değil, günü kurtarma derdindeler. Oradan alacakları, yani bu yatırım fonlarından alacağı yüzde 10-15 aylık reel-fiktif kazançla çocuğuna belki de harçlık veren, mutfak masrafını biraz azaltmaya çalışan, kirasını ödebilecek mağdurlardan bahsediyoruz."
Özlale, büyük yatırımcıların ve krizde sorumluluğu olduğunu savunduğu kesimlerin paralarını çekerek sistemden çıktığını, mağduriyetin ise küçük yatırımcılara yüklendiğini dile getirerek, "Bu insanlar lisanslı ve denetlenen bir yapıya güvenen insanlardır. O yüzden de devletine güvenen, buradan yüksek getiri elde edip günü kurtarmaya çalışan insanları sadece para hırsıyla hareket eden vatandaşlar olarak göremezsiniz. O yüzden bu skandalın en büyük sorumluluk payı görevini yapmayan kamu otoritesidir" dedi.
Mağdur olan vatandaşların parasını geri kazandıracak bir çözümün zorunlu olduğunu belirterek hazırladıkları kanun teklifinin kamu kaynağı kullanılmadan uygulanabileceğini ifade eden Özlale, "Burada biz vatandaşın sırtına ek bir vergi yüklemeden, kamu kaynakları kullanmadan bu işte gerçekten mağdur olanların paralarının en azından bir kısmını alabilmesi için bir tasfiye yöntemi geliştirdik. Bugünkü kanun teklifi bununla ilgili" açıklamasını yaptı ve mevcut yöntemle fon mağdurlarının yatırımlarının yalnızca yüzde 10 ila yüzde 15'ini alabileceğini söyledi.
Konuya ilişkin detayları paylaşan Özlale, şunları kaydetti:
"Oysa biz YENİ Parti olarak Hazineye başvurmadan, kamu bankalarına zarar yüklemeden, vatandaşa ek vergi çıkmadan doğru bir tasfiye süreciyle bu mağdurların paralarının yüzde 80'inden daha fazlasının alınabileceği bir yöntemi bugün kanun teklifiyle kamuoyuna sunuyoruz.
Artık piyasa değerinin çok altına düşmüş gerçek fon varlıklarını peynir ekmek fiyatına —tabiri caizse— satmaktan ziyade, gerçek fon varlıklarını koruyan, haksız kazancı —burası belki de en önemli nokta— fazla alınmış yönetim ve performans ücretini sorumlulardan geri alan ve hak sahiplerine adil dağıtan bir kanun teklifi hazırladık."
Kanun teklifi kapsamında tasfiye kararı alınmış ve yatırım fonu alım satımı durdurulmuş 131 fonun yer alacağını belirten YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, ödeme açığı bulunan ve mevzuata aykırı şüpheli işlem saptanan fonların da tasfiye kurulunun gözetiminde kapsama alınabileceğini söyledi.
Konuya ilişkin açıklamasını sürdüren Özlale, "Burada her zararı ayrı ayrı değerlendirdiğimiz bir yaklaşım var. Yani her zarar eden fonu biz aynı sepete koymuyoruz. Olağan yatırım riskiyle usulsüzlükten doğan mağduriyeti de ayırıyoruz. Merkezi Kayıt Kuruluşu, banka ve saklayıcı kayıtlardan kim geçmişte ne yatırdı, ne çekti, ilk önce onun bir bakiyesi oluşturulacak. Bu tutarlar enflasyona göre güncellenecek. Vatandaşın bakiyesini hesaplarken geçmişte bu yatırım fonlarına ne yatırdı, buradan ne çekti, enflasyona göre güncelleyip bir bakiye çıkartacağız. Yani kağıt üzerindeki getiriye değil, gerçek para hareketlerine bakarak bir fon mağduriyeti tablosu oluşturacağız, her bir vatandaş için ayrı ayrı" ifadelerini kullandı.
Yatırım fonlarındaki farklı tarihlerde verilen iade taleplerinin farklı mağduriyetler yaratmaması gerektiğini belirten Özlale, "Sizin iade talimatınızı ne zaman verdiğiniz mağduriyetinizi belirlememeli" değerlendirmesinde bulundu.
Kanun teklifi kapsamında "eşit işlem tarihi" uygulamasının belirleneceğini dile getiren Özlale, "Eşit işlem tarihi, sorunların yatırımcılar arasında ödeme farkı yaratmaya başladığı an olarak Tasfiye Kurulu tarafından belirleniyor. Ve bu eşit işlem tarihinden sonra iade talepleri aynı sırada değerlendiriliyor. Daha önce yapılmış ödemeler de, bu eşit işlem tarihinden önce yapılmış ödemeler de kesin hesapta mahsup ediliyor" diye konuştu.
"Haksız kazançların geri alınması" maddesinin teklifin en temel noktalarından biri olduğunu belirten Özlale, fonun kuruluşundan itibaren ilk yatırımcılar, ilişkili kişiler ve olağan dışı para çıkışlarının tek tek inceleneceğini ifade etti. Özlale, "Hukuka aykırı veya gerçek ekonomik değere dayanmayan kazançlar fona iade ettirilecek" dedi.
İyi niyetli yatırımcıların peşinen suçlanmayacağını belirten YENİ Parti Milletvekili Özlale, "Bizim peşinde olduğumuz; ikili ilişkileri kullanan, yatırımcılarla bu tür para ilişkilerine giren, içerden bilgi alan ve bu manipülasyona bizzat ortak olan yatırımcıların peşine düşmektir. Burada amacımız dolayısıyla küçük yatırımcıyı birbirine düşürmek değil, haksız kazancın izini sürmektir" ifadelerini kullandı.
Haksız kazanç tespit edilmesi durumunda uygulanacak hukuki süreci de anlatan Özlale, Tasfiye Kurulunun Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurarak mal varlığının dondurulmasını talep edeceğini söyledi. Özlale, itiraz için üç günlük süre öngördüklerini, itiraz yapılması halinde sürecin İdare Mahkemesi tarafından yürütüleceğini ve Danıştay yolunun da açık olacağını belirtti.
Fon şirketlerinin yönetim, performans, danışmanlık ve dağıtım ücretlerinin de yeniden hesaplanacağını belirten Özlale, "Yeniden hesaplandıktan sonra fazla tahsil edilmiş tutarlar enflasyonla güncellenerek kanuni faiziyle beraber fona teslim edilecek. Burada da önemli miktarda bir para olduğunu düşünüyoruz. Yani zarara yol açan sorumlulardan tazminat, uygun sigorta teminatlarından ödeme talep edilecek" açıklamasını yaptı.
Teklifte bağımsız bir Tasfiye Kurulu oluşturulmasını öngördüklerini dile getiren Özlale, kurulun Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gözetiminde, çıkar ilişkisi bulunmayan beş kişiden oluşacağını söyledi. Özlale, "Bir servet transferine yol açmayacak şekilde varlıklar panikle ucuza satılmayacak. Bakın burası gerçekten oldukça önemli bir nokta. Eğer biz bu mevcut yaklaşımla beraber bütün bu fon varlıklarını piyasa değerinin çok altında satmaya başlarsak burada da bir servet transferi doğacak ve bizim bu varlıkların satışından elde ettiğimiz para çok düşük kalacak" ifadelerini kullandı.
Ödeme takvimine ve sürecin işleyişine ilişkin de bilgi veren Özlale, mevcut nakit ve kolay satılabilir varlıklardan ilk 90 gün içerisinde geçici dağıtım yapılabileceğini söyledi.
Özlale, "Burada 800 milyonun üzerinde bir para var. Bu paranın ancak sınırlı bir kısmı ilk 90 gün içerisinde varlıklar gerçek değerini bulmadan mağdurlara dağıtılabilir. Ama şunu öngörüyoruz: Kolay satılabilir varlıklardan, nakitlerden ilk 90 gün içerisinde bir geçici dağıtım olacaktır. Sonradan tahsil edeceğimiz tutarlarla da her bir mağdurun hesabına ek bir dağıtım yapabileceğiz" dedi.
Yatırımcıların süreç boyunca kendi hesaplarını şeffaf bir şekilde görebileceğini belirten Özlale, SPK'nın tasfiye süreci hakkında kamuoyuna ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na üç ayda bir rapor sunacağını kaydetti.
Hazırlanan kanun teklifinin vatandaşa ek vergi yükü getirmediğini ve kamu kaynağı kullanılmasını kesinlikle öngörmediğini vurgulayan Özlale, konuşmasına şöyle devam etti:
"Şu anda önümüzde kamu otoritesinin ihmali ve olası göz yummasından dolayı, piyasa dolandırıcılarıyla siyasetçiler ve üst düzey bürokratlar arasındaki çıkar ilişkisinden dolayı her gün ekonomik boyutu daha da yükselen bir krizle karşı karşıyayız. Kamu kaynağıyla zarar kapatılmasına ve vatandaşa yeni vergi yüklenmesine YENİ Parti olarak şiddetle karşıyız.
Gerçek hesabı ortaya çıkar, fiktif kazançlar üzerinden değil, gerçek değerler üzerinden bir hesap ortaya çıkar; haksız kazancı ve fazla yönetim/danışmanlık ücretini geri al, varlıkları değerinde değerlendir ve daha sonrasında da burada gerçekten mağdur olduğunu tespit ettiğimiz vatandaşlara da adil bir şekilde dağıt."
Özlale, yatırım fonu krizine ilişkin daha önce Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından detaylı bir rapor hazırlandığını ve raporun sisteme yüklendiğini belirterek, hazırlanan bu raporun dikkate alınmadığını kaydetti.
Özlale, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de resen soruşturma başlatmak istediklerine ilişkin açıklamalarına atıfta bulunarak, "Orada demek ki eğer toplumun her alanında çok rahatlıkla soruşturma açabilen Adalet Bakanı bile burada etkisiz kalmışsa, yetkisiz kalmışsa Sayın Gürlek'in elinden bu süreçte bile hiçbir şey gelmiyorsa o zaman çok daha büyük bir sorunla karşı karşıyayız. Adalet Bakanlığı'nın tespit ettiği bir usulsüzlük var, milyarlarca liralık haksız kazanç var. Adalet Bakanlığı bunun farkında. O dönem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Sayın Gürlek bu işin farkında ve bir türlü bununla ilgili önlem alınmamış" ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Özlale, Borsa İstanbul ile Devlet Denetleme Kurulu arasındaki ilişkiye değinerek, "Borsa İstanbul'u denetlemekle yükümlü olan Devlet Denetleme Kurulu'nun başındaki kişi, Borsa İstanbul'un başkan vekili. Yani siz başkan vekili olduğunuz bir yeri aynı zamanda denetliyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik eleştirilerini de getiren Özlale, "Bu yönetim sistemi ve bu yönetim sistemiyle beraber gelen bürokratik ilişkiler, şu an içinde bulunduğumuz sistemdeki krizin temel sebebidir" diye konuştu.
Özlale, bir soru üzerine SPK'ya yönelik AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci'nin yaptığı açıklamaya da değinerek, "AKP'nin içerisinde bu işle ilgili bir kavga var. AKP'de Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Nihat Zeybekci, kendisi geçmişte bakanlık yapmış çok tecrübeli bir isim. Kendisinin izni, onayı olmadan bu açıklamanın yapılması mümkün değil. Ne oldu da AKP'nin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısına bağlı birim Sermaye Piyasası Kurulu'na bu hatırlatmayı hem de sosyal medya üzerinden yapma ihtiyacı hissetti" diye sordu.
AKP'nin kurucu kadroları arasında yer alan gazeteciler ve eski siyasetçilerin bulunduğunu, bu kişilerin fon krizinin aydınlatılması amacıyla sosyal medya üzerinden çeşitli mesajlar verdiklerini belirten Özlale, bu açıklamaların AKP içerisindeki bir rahatsızlığı gösterdiğini vurguladı.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, "Bu fon krizi bu mağduriyeti yaratmıştır. Bu mağduriyetin nasıl bir tasfiye süreci gerektirdiğini bizler bir kanun teklifiyle açıkladık. Bu fon krizi aynı zamanda bence AKP'nin içerisinde bir krizi daha tetiklemiştir ya da gün yüzüne çıkartmıştır" dedi.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gerçekleştirdiği basın toplantısında, kamuoyunda "fon vurgunu" olarak bilinen konuya ilişkin partisinin çözüm yollarını içeren kanun teklifine dair detaylı açıklamalarda bulundu.
Daha önce yapılan uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını kaydeden YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, kamu otoritesinin denetim ve gözetim eksikliği bulunduğunu ifade etti. Özlale, "10 ay öncesinden sadece bizim değil, Sayın Hazine ve Maliye Bakanının, o dönem eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanının uyarılarına rağmen hiçbir önlem alınmaması, bugün çok büyük bir yatırım fonu krizine ve aynı zamanda düşük ve orta gelirli vatandaşları daha çok etkileyen bir servet krizine dönüşmüş durumdadır" ifadelerini kullandı.
BU İŞİN İÇERİSİNDE KAMU BÜROKRASİSİ İLE SİYASETÇİLERİN OLDUĞU KESİNDİR
Krizin sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Özlale, "Bu işin içerisinde kamu bürokrasisi ile siyasetçilerin olduğu kesindir. Kamu bürokrasisi ile siyaset olmadan, bütün uyarılarımıza rağmen, bütün bu bizim daha önceden isim isim açıklamamıza rağmen herhangi bir önlem alınmaması manidardır. Bu kadar büyük bir kriz ancak ve ancak üst düzey bürokrasinin ve siyasetçinin yol vermesiyle meydana gelmiştir" dedi.
Özlale, Meclis'in açıldığı ilk gün konunun araştırılması amacıyla önerge vereceklerini belirterek, "Bugün ise karşınızda YENİ Parti olarak hazırladığımız ve bu yatırım fonu krizinden dolayı oluşan mağduriyetten sonra kapatılan 131 tane yatırım fonu için adil bir tasfiye sürecini anlattığımız kanun teklifiyle karşınızdayım" değerlendirmesinde bulundu.
MAĞDURLAR YÜKSEK GETİRİ PEŞİNDE KOŞAN İNSANLAR OLARAK KARİKATÜRİZE EDİLİYOR
Yatırım fonu mağdurlarının ağırlıklı olarak düşük ve alt-orta gelirli kesimlerden oluştuğunu ifade eden Özlale, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Burada biz bir çok telefon da alıyoruz, sosyal medyada da görüyoruz. Bu mağdurlar yüksek getiri peşinde koşan ve para hırsı olan insanlar olarak karikatürize ediliyor. İlk önce buna karşı çıktığımızı söylemeliyiz. İşte dün bu mağdurlarla ilgili çeşitli bilgiler ortaya çıktı. Bu mağdurların çok önemli bir kısmı düşük ve alt-orta gelirli tabakadan. Bu insanlar gerçekten yılı değil, ayı değil, haftayı değil, günü kurtarma derdindeler. Oradan alacakları, yani bu yatırım fonlarından alacağı yüzde 10-15 aylık reel-fiktif kazançla çocuğuna belki de harçlık veren, mutfak masrafını biraz azaltmaya çalışan, kirasını ödebilecek mağdurlardan bahsediyoruz."
Özlale, büyük yatırımcıların ve krizde sorumluluğu olduğunu savunduğu kesimlerin paralarını çekerek sistemden çıktığını, mağduriyetin ise küçük yatırımcılara yüklendiğini dile getirerek, "Bu insanlar lisanslı ve denetlenen bir yapıya güvenen insanlardır. O yüzden de devletine güvenen, buradan yüksek getiri elde edip günü kurtarmaya çalışan insanları sadece para hırsıyla hareket eden vatandaşlar olarak göremezsiniz. O yüzden bu skandalın en büyük sorumluluk payı görevini yapmayan kamu otoritesidir" dedi.
MAĞDURLARIN PARALARININ YÜZDE 80'İNDEN FAZLASININ ALINABİLECEĞİ BİR YÖNTEM SUNUYORUZ
Mağdur olan vatandaşların parasını geri kazandıracak bir çözümün zorunlu olduğunu belirterek hazırladıkları kanun teklifinin kamu kaynağı kullanılmadan uygulanabileceğini ifade eden Özlale, "Burada biz vatandaşın sırtına ek bir vergi yüklemeden, kamu kaynakları kullanmadan bu işte gerçekten mağdur olanların paralarının en azından bir kısmını alabilmesi için bir tasfiye yöntemi geliştirdik. Bugünkü kanun teklifi bununla ilgili" açıklamasını yaptı ve mevcut yöntemle fon mağdurlarının yatırımlarının yalnızca yüzde 10 ila yüzde 15'ini alabileceğini söyledi.
Konuya ilişkin detayları paylaşan Özlale, şunları kaydetti:
"Oysa biz YENİ Parti olarak Hazineye başvurmadan, kamu bankalarına zarar yüklemeden, vatandaşa ek vergi çıkmadan doğru bir tasfiye süreciyle bu mağdurların paralarının yüzde 80'inden daha fazlasının alınabileceği bir yöntemi bugün kanun teklifiyle kamuoyuna sunuyoruz.
Artık piyasa değerinin çok altına düşmüş gerçek fon varlıklarını peynir ekmek fiyatına —tabiri caizse— satmaktan ziyade, gerçek fon varlıklarını koruyan, haksız kazancı —burası belki de en önemli nokta— fazla alınmış yönetim ve performans ücretini sorumlulardan geri alan ve hak sahiplerine adil dağıtan bir kanun teklifi hazırladık."
131 FON KAPSAMA GİRECEK
Kanun teklifi kapsamında tasfiye kararı alınmış ve yatırım fonu alım satımı durdurulmuş 131 fonun yer alacağını belirten YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, ödeme açığı bulunan ve mevzuata aykırı şüpheli işlem saptanan fonların da tasfiye kurulunun gözetiminde kapsama alınabileceğini söyledi.
Konuya ilişkin açıklamasını sürdüren Özlale, "Burada her zararı ayrı ayrı değerlendirdiğimiz bir yaklaşım var. Yani her zarar eden fonu biz aynı sepete koymuyoruz. Olağan yatırım riskiyle usulsüzlükten doğan mağduriyeti de ayırıyoruz. Merkezi Kayıt Kuruluşu, banka ve saklayıcı kayıtlardan kim geçmişte ne yatırdı, ne çekti, ilk önce onun bir bakiyesi oluşturulacak. Bu tutarlar enflasyona göre güncellenecek. Vatandaşın bakiyesini hesaplarken geçmişte bu yatırım fonlarına ne yatırdı, buradan ne çekti, enflasyona göre güncelleyip bir bakiye çıkartacağız. Yani kağıt üzerindeki getiriye değil, gerçek para hareketlerine bakarak bir fon mağduriyeti tablosu oluşturacağız, her bir vatandaş için ayrı ayrı" ifadelerini kullandı.
İADE TALEBİNİN NE ZAMAN VERİLDİĞİ MAĞDURİYETİ BELİRLEMEMELİ
Yatırım fonlarındaki farklı tarihlerde verilen iade taleplerinin farklı mağduriyetler yaratmaması gerektiğini belirten Özlale, "Sizin iade talimatınızı ne zaman verdiğiniz mağduriyetinizi belirlememeli" değerlendirmesinde bulundu.
Kanun teklifi kapsamında "eşit işlem tarihi" uygulamasının belirleneceğini dile getiren Özlale, "Eşit işlem tarihi, sorunların yatırımcılar arasında ödeme farkı yaratmaya başladığı an olarak Tasfiye Kurulu tarafından belirleniyor. Ve bu eşit işlem tarihinden sonra iade talepleri aynı sırada değerlendiriliyor. Daha önce yapılmış ödemeler de, bu eşit işlem tarihinden önce yapılmış ödemeler de kesin hesapta mahsup ediliyor" diye konuştu.
"Haksız kazançların geri alınması" maddesinin teklifin en temel noktalarından biri olduğunu belirten Özlale, fonun kuruluşundan itibaren ilk yatırımcılar, ilişkili kişiler ve olağan dışı para çıkışlarının tek tek inceleneceğini ifade etti. Özlale, "Hukuka aykırı veya gerçek ekonomik değere dayanmayan kazançlar fona iade ettirilecek" dedi.
İYİ NİYETLİ YATIRIMCI PEŞİNEN SUÇLANMAYACAK
İyi niyetli yatırımcıların peşinen suçlanmayacağını belirten YENİ Parti Milletvekili Özlale, "Bizim peşinde olduğumuz; ikili ilişkileri kullanan, yatırımcılarla bu tür para ilişkilerine giren, içerden bilgi alan ve bu manipülasyona bizzat ortak olan yatırımcıların peşine düşmektir. Burada amacımız dolayısıyla küçük yatırımcıyı birbirine düşürmek değil, haksız kazancın izini sürmektir" ifadelerini kullandı.
Haksız kazanç tespit edilmesi durumunda uygulanacak hukuki süreci de anlatan Özlale, Tasfiye Kurulunun Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurarak mal varlığının dondurulmasını talep edeceğini söyledi. Özlale, itiraz için üç günlük süre öngördüklerini, itiraz yapılması halinde sürecin İdare Mahkemesi tarafından yürütüleceğini ve Danıştay yolunun da açık olacağını belirtti.
FAZLA TAHSİL EDİLEN YÖNETİM VE PERFORMANS ÜCRETLERİ FONA TESLİM EDİLECEK
Fon şirketlerinin yönetim, performans, danışmanlık ve dağıtım ücretlerinin de yeniden hesaplanacağını belirten Özlale, "Yeniden hesaplandıktan sonra fazla tahsil edilmiş tutarlar enflasyonla güncellenerek kanuni faiziyle beraber fona teslim edilecek. Burada da önemli miktarda bir para olduğunu düşünüyoruz. Yani zarara yol açan sorumlulardan tazminat, uygun sigorta teminatlarından ödeme talep edilecek" açıklamasını yaptı.
Teklifte bağımsız bir Tasfiye Kurulu oluşturulmasını öngördüklerini dile getiren Özlale, kurulun Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gözetiminde, çıkar ilişkisi bulunmayan beş kişiden oluşacağını söyledi. Özlale, "Bir servet transferine yol açmayacak şekilde varlıklar panikle ucuza satılmayacak. Bakın burası gerçekten oldukça önemli bir nokta. Eğer biz bu mevcut yaklaşımla beraber bütün bu fon varlıklarını piyasa değerinin çok altında satmaya başlarsak burada da bir servet transferi doğacak ve bizim bu varlıkların satışından elde ettiğimiz para çok düşük kalacak" ifadelerini kullandı.
İLK 90 GÜN İÇERİSİNDE GEÇİCİ DAĞITIM YAPILABİLİR
Ödeme takvimine ve sürecin işleyişine ilişkin de bilgi veren Özlale, mevcut nakit ve kolay satılabilir varlıklardan ilk 90 gün içerisinde geçici dağıtım yapılabileceğini söyledi.
Özlale, "Burada 800 milyonun üzerinde bir para var. Bu paranın ancak sınırlı bir kısmı ilk 90 gün içerisinde varlıklar gerçek değerini bulmadan mağdurlara dağıtılabilir. Ama şunu öngörüyoruz: Kolay satılabilir varlıklardan, nakitlerden ilk 90 gün içerisinde bir geçici dağıtım olacaktır. Sonradan tahsil edeceğimiz tutarlarla da her bir mağdurun hesabına ek bir dağıtım yapabileceğiz" dedi.
Yatırımcıların süreç boyunca kendi hesaplarını şeffaf bir şekilde görebileceğini belirten Özlale, SPK'nın tasfiye süreci hakkında kamuoyuna ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na üç ayda bir rapor sunacağını kaydetti.
KAMU KAYNAĞIYLA ZARAR KAPATILMASINA KARŞIYIZ
Hazırlanan kanun teklifinin vatandaşa ek vergi yükü getirmediğini ve kamu kaynağı kullanılmasını kesinlikle öngörmediğini vurgulayan Özlale, konuşmasına şöyle devam etti:
"Şu anda önümüzde kamu otoritesinin ihmali ve olası göz yummasından dolayı, piyasa dolandırıcılarıyla siyasetçiler ve üst düzey bürokratlar arasındaki çıkar ilişkisinden dolayı her gün ekonomik boyutu daha da yükselen bir krizle karşı karşıyayız. Kamu kaynağıyla zarar kapatılmasına ve vatandaşa yeni vergi yüklenmesine YENİ Parti olarak şiddetle karşıyız.
Gerçek hesabı ortaya çıkar, fiktif kazançlar üzerinden değil, gerçek değerler üzerinden bir hesap ortaya çıkar; haksız kazancı ve fazla yönetim/danışmanlık ücretini geri al, varlıkları değerinde değerlendir ve daha sonrasında da burada gerçekten mağdur olduğunu tespit ettiğimiz vatandaşlara da adil bir şekilde dağıt."
SPK RAPORU DİKKATE ALINMADI
Özlale, yatırım fonu krizine ilişkin daha önce Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından detaylı bir rapor hazırlandığını ve raporun sisteme yüklendiğini belirterek, hazırlanan bu raporun dikkate alınmadığını kaydetti.
Özlale, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de resen soruşturma başlatmak istediklerine ilişkin açıklamalarına atıfta bulunarak, "Orada demek ki eğer toplumun her alanında çok rahatlıkla soruşturma açabilen Adalet Bakanı bile burada etkisiz kalmışsa, yetkisiz kalmışsa Sayın Gürlek'in elinden bu süreçte bile hiçbir şey gelmiyorsa o zaman çok daha büyük bir sorunla karşı karşıyayız. Adalet Bakanlığı'nın tespit ettiği bir usulsüzlük var, milyarlarca liralık haksız kazanç var. Adalet Bakanlığı bunun farkında. O dönem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Sayın Gürlek bu işin farkında ve bir türlü bununla ilgili önlem alınmamış" ifadelerini kullandı.
AKP'NİN İÇERİSİNDE BU İŞLE İLGİLİ BİR KAVGA VAR
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Özlale, Borsa İstanbul ile Devlet Denetleme Kurulu arasındaki ilişkiye değinerek, "Borsa İstanbul'u denetlemekle yükümlü olan Devlet Denetleme Kurulu'nun başındaki kişi, Borsa İstanbul'un başkan vekili. Yani siz başkan vekili olduğunuz bir yeri aynı zamanda denetliyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik eleştirilerini de getiren Özlale, "Bu yönetim sistemi ve bu yönetim sistemiyle beraber gelen bürokratik ilişkiler, şu an içinde bulunduğumuz sistemdeki krizin temel sebebidir" diye konuştu.
Özlale, bir soru üzerine SPK'ya yönelik AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci'nin yaptığı açıklamaya da değinerek, "AKP'nin içerisinde bu işle ilgili bir kavga var. AKP'de Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Nihat Zeybekci, kendisi geçmişte bakanlık yapmış çok tecrübeli bir isim. Kendisinin izni, onayı olmadan bu açıklamanın yapılması mümkün değil. Ne oldu da AKP'nin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısına bağlı birim Sermaye Piyasası Kurulu'na bu hatırlatmayı hem de sosyal medya üzerinden yapma ihtiyacı hissetti" diye sordu.
AKP'nin kurucu kadroları arasında yer alan gazeteciler ve eski siyasetçilerin bulunduğunu, bu kişilerin fon krizinin aydınlatılması amacıyla sosyal medya üzerinden çeşitli mesajlar verdiklerini belirten Özlale, bu açıklamaların AKP içerisindeki bir rahatsızlığı gösterdiğini vurguladı.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, "Bu fon krizi bu mağduriyeti yaratmıştır. Bu mağduriyetin nasıl bir tasfiye süreci gerektirdiğini bizler bir kanun teklifiyle açıkladık. Bu fon krizi aynı zamanda bence AKP'nin içerisinde bir krizi daha tetiklemiştir ya da gün yüzüne çıkartmıştır" dedi.